Ateşböcekleri Neden Erken Ölür - Setsuko Anısına..

05/01/20204 dakikalık okuma



Dünya tarihi yetişkinlerin yaptığı hatalar yüzünden acı çeken, sefalete terkedilen ve öldürülen sayısız yavrunun kanıyla yazılmıştır maalesef. Yaratıcı’nın insanlığa emaneti olan meleklere bu kaderi biçenlerden dolayıdır ki esenlik ve huzur çok uzaklarda kaldı. Kanları maddi menfaatlerle ve içi boş propagandarla zehirlenmiş sapkın çoğunluk tarih boyunca adaletsizlik ve vahşeti dünyaya egemen kılarken bunu milliyetçilik ve dincilik gibi sözüm ona kılıflarla gizledi. Bir bebeğin bir parmağının ucuna diken batınca arş titrerken bu soysuz nesil sübyanları bozuk ideolojilerinin proleterleri yaptı. Yüzbinlerce örnek arasından bize uzak bir coğrafyadan ve yarım asır öncesinden bir tragedyayı, minik Setsuko’yu anlatmak istiyorum müsaade ederseniz.









Setsuko, 5 yaşlarında minik bir Japon kızı, yaşıtları gibi oyuncak fincanlarıyla oynamak, abisinin peşinde koşmak ve annesine nazlanmak gibi naif eylemlerle gününü dolduran bir tatlılık abidesi. Normal bir çocukluktan tek fark ise bu minik bedenin üzerinde Pearl Harbour çıkartmasına ait Amerikan uçaklarının yağdırdığı bombalar, babasının da aylardır savaşta cephede olduğunu saymazsak.



Annesi, abisi Seita ve Setsuko her bombalamada en yakın sığınağın yolunu tutuyorlar. Birgün abi kardeş dışarıda gezerken bir bombalamanın ortasında kalıyorlar ve ilk buldukları sığınağa kendilerini zor atıyorlar. Saldırı bittikten sonra evlerine geldiklerinde evlerinin alev topuna dönmüş paramparça manzarası karşısında korkuya kapılıyorlar ve annelerini aramaya başlıyorlar. Savaş 5 yaşındaki minik bir kız çocuğuna bile yanmış cesetlerin arasında geçebilme metanetini, soğukkanlılığını sağlayabiliyor, daha doğrusunu söylemek gerekirse bundan başka çare bırakmıyor.











Tüm mahallerinin, hatta tüm şehrin büyük bir kül şehrine dönüştüğünü birkaç saat gezindikten sonra idrak ediyorlar ve savaş yaralıların toplandığı okula gidiyorlar. Burada Seita bir tanıdığına Setsuko’yu emanet edip annesini yaralılar arasında ararken tüm vücudu yanıklardan bandajlanmış, ölmek üzere olan annesini buluyor. Belki de o vakitte çoktan ölmüş olan annesiyle vedalaşıyor.



Setsuko’nun yanına döndüğünde anne acısı, kana susamış bir savaşın ortasında minik kardeşiyle tek başına, plansız bir şekilde kalışının çaresizliği kalbini doldururken, Setsuko’nun ‘Annem nerede?’ cümleleriyle çaresizliği doruğa ulaşıyor. Seita’nın ‘Annemiz hasta, yarın belki görebiliriz’ cevabından memnun kalmayan minik Setsuko olduğu yere çömeliyor, tombul yanaklarından yaşlar süzülüyor.









1988 yapımı, İsao Takahata yönetmenliğindeki orijinal dilinde ‘Hotaru No Haka’, film databaselerinde İngilizce ismi olan ‘Grave of the Fireflies’ olarak bilinen yapım savaş karşıtlığını siyah perdeye taşıyan tartışmasız en iyi filmlerden biridir. Yaşanmış bir tragedyayı zeki ayrıntılarla bir anime olarak karşımızı çıkaran Takahata Japon halkı adına Setsuko’dan özür dileme fırsatı bulmuştur. Çünkü aynı halk savaş hengamesi sebebiyle bu iki çocuğa sırtını dönmüş, yardım elini uzatmamıştır.











Setsuko, boynuna bağladığı cüzdanının içinde yer alan birkaç kuruş, 3-4 düğme ile mal varlığını sayan, meyve şekerini çok seven, tek isteği ve en doğal hakkı huzurlu, sıcak bir yuvada çocukluğunu geçirmek iken, bu hakkı elinden zorla alınmıştır. Zorba akrabalar, salgın, açlık bu minik bünyeye fazla gelmiştir ve nedenini bile anlamadığı bir savaşın en ağır bedelini ödemiştir, diğer kaderdaşları gibi.













Filmi izlemenizi şiddetle öneririm, kuru ideolojilerinizi bir kenara bırakıp, bedeli çocuk olan hiçbir davanın kutsal olmadığını belki anlarsınız.



Ateşböcekleri ömrü kısadır ama Setsuko’nunki öyle olmamalıydı..





The evil it spread like a fever ahead

It was night when you died, my firefly

What could I have said to raise you from the dead?

Oh could I be the sky on the Fourth of July?

Well you do enough talk

My little hawk, why do you cry?

Tell me what did you learn from the Tillamook burn?

Or the Fourth of July?

We're all gonna die

Sitting at the bed with the halo at your head

Was it all a disguise, like Junior High

Where everything was fiction, future, and prediction

Now, where am I?

My fading supply

Did you get enough love, my little dove

Why do you cry?

And I'm sorry I left, but it was for the best

Though it never felt right

My little Versailles

The hospital asked should the body be cast

Before I say goodbye, my star in the sky

Such a funny thought to wrap you up in… *



*sufjan stevens - fourth of july









https://bylge-images.s3.amazonaws.com/werther.pngacılı werther senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰