Bir Garip Felsefe , Sosyal Hareket ve Uygulama: Öjenik

05/01/20204 dakikalık okuma

Öjenik, insan ırkında ve sosyal toplumunda üstün özelliklere sahip insanların gelişmesini ve üremesini sağlamak, istenmeyen veya arzu edilmeyen özellikleri sahip insanların ve toplumların nüfusunu azaltmaya yönelik bir felsefe, toplumsal hareket ve uygulamadır. Öjenik hareketin temel amacı, insan ırkının genetik bileşimlerinin geliştirilmesidir. Türkçe, “İyi Yaratım” anlamına gelir.



Öjenik kavramı ilk defa Charles Darwin‘in kuzeni Francis Galton tarafından 1883 yılında yayınlamış olduğu kitabında geçmiş ve bu dönemden sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Her ne kadar Francis Galton öjenik kavramını ilk kullanan kişi olsada, düşüncenin kökeni Eflatuna kadar dayandırılır. Platon, Devlet kitabında öjenik düşüncelere temel olabilecek görüşlerde bulunmuş, toplumun ilerlemesi ve gelişmesi için gerekli olan soyun oluşturulması için bir takım yöntemlerden bahsetmiştir.



Öjenik kavramı ve öjenikler ilk defa bir hareket olarak 20. yüzyılın başlarında Amerika Birleşik Devletlerinde ortaya çıktı. Öjenik sadece kağıt üzerinde kalan bir kavram veya felsefe değildi. İlerleyen dönemlerde bütün dünyaya yayılan öjenik felsefesi devletler tarafından sistematik olarak insanların bilgisi dahilinde olmadan, yani toplumun konudan habersiz olmasına rağmen hayata geçirilmeye çalışıldı. Sadece belirli bir zümreden değil, toplumun farklı kategorilerinden insanları tarafından desteklendi. Destekleyen insanlar arasında; Siyasetçiler, bilim adamları, sosyal reformcular, iş adamları ve toplum içinde refahın artıracağını düşünen insanlar vardı.



Öjeniklere göre insanın davranışları ve çoğu özellikleri kalıtsal olarak atalarından miras olarak kalmıştır. Bunun için toplum içinde iyi olan soylar devam etmesini için iyileştirmeler yapılmalı, kötü özelliklere sahip olan ırkların ise üremelerinin ve sosyal hayat içinde yer almaların engellenmeli ve hatta toplum için zararlı olabilecek olan ırktan gelen insanlar gerekirse kısırlaştırılmalıdır. Öjenikler müthiş uç fikirlere sahiplerdi: fakirliği bir kaynak eksikliği veya gelir yetersizliği olarak görmüyorlardı, onlara göre temel sorun kalıtsal olarak aktarılan genlerdi.



Öjenikler herhangi bir bilimsel veriler olmamasına rağmen yaptıkları ve yapacakları işin bilimsel olduklarına inanıyorlardı. Hatta kafalarında bazı toplumların diğer toplumlara göre üstünlüklerini belirten bir kategorizel şema bile vardı. Örneğin, İskandinav ülkelerinde yaşayan insanlar, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan insanlara göre kesinlikle üstün özelliklere sahipti.



Öjenik hareketin varlığı, bugün bizim için anlaşılamaz olsa bile, hiçbir zaman illegal olmadı ve eylemleri hep görünür ve resmi şekilde yürüdü. Bu hareketi destekleyen insanlar arasında tanınmış ünlü simalarda vardı; Winston Churchill, Margaret Sanger, Theodere Roosevelt ve daha niceleri. Hatta , 20 yüzyılın ortalarında çoğu önde üniversiteler tarafından bir disiplin olarak okutulmaya başlandı.



Bu konu hakkında daha disiplinli ve düzenli çalışmalar yapmak ve insanları kayıt altına almak için Amerikada Öjenik Kayıt Büroları kuruldu ve insanlar bu kayıtlarla gözetim altında alınmaya başlandı. 1927 - 1970 yılları arasında bu hareketin getirmiş olduğun saçma sapan düşüncelerden dolayı resmi olarak tutulan 60,000 adet kısırlaştırma işlemi yapıldı, resmi olmayan rakamlara göre ise bu sayı bahsedilenlerden çok daha fazladır. İlk kısırlaştırma işlemleri ise akıl hastası insanlarda yapıldı, daha sonra insan çemberi genişletildi, bu alan içine alkolikler, duyma engelliler, görme engelliler, eşcinseller ve yoksul insanlar eklendi. Bu süreç içinde devlet tarafından yürütülen yasal bir süreç olduğu için insanlar ne yazık ki bu kısırlaştırma işlemlerinden kaçamadılar.



Adolf Hitler, saf arı ırkın oluşturulması düşüncesini ilk olarak Amerika Öjenik hareket düşüncelerine dayandırmış ve bu konu hakkındaki düşüncelerini Kavgam kitabında özetlemiştir. Hitler ‘in yapmış olduklarını sadece öjenik şemsiyesi altına almak ne kadar aşırı kaçan bir düşünce de olsada, hiç alakasız olduğunu düşünmekten de bir o kadar abesle iştigal olacaktır. Hitlerin ve Öjeniklerin birlikte oluşturduğu bu eylemler ikinci dünya savaşı sırasında yaklaşık olarak 17 milyonun insanın hayatına mal olmuştur.



İkinci dünya savaşından sonra bu harekete destek gittikçe azalmış ve çoğu ülke öjenik ile ilişkili olan çoğu fiili yasaklamıştır. Her ne kadar düşünsel olarak ABD ve diğer ülkeler tarafından yasaklanmış olsalar bile, pratik olarak bu düşüncelerden kaynaklı eylemlerin Amerikada 1970 ‘lerin ortalarına kadar devam ettiği biliniyor.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/anadolu.jpeg
Anadolu

Çalışmak, geçerliliğini kaybetmeyen tek felsefedir...Çalışmak özgürleştirir.

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/anadolu.jpegAnadolu senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰