Cinayet Davası(V1 Murder Case) Filminin İncelemesi ve Konusu

05/01/20204 dakikalık okuma

İnceleme

Cinayet Davası, 2019 Hint yapımı ve tür olarak ise drama. Uzun süredir bir hint filmi izlemek istiyordum, uzun zaman olmuştu hint filmi izlemeyeli. Epey zamandır izlemiyordum çünkü adını vermek istemediğim bir film yüzünden sinemaya küstüm diyebilirim. Bu film, belki beni tedavi edebilir yeniden buralara dalabilirim diye düşünüyordum, herhalde Parazit’in gazına geldik, ama olmadı uzun süre yine hint filmlerinden uzak kalacağım. Yukarıdaki cümlelerden anlayacağınız üzere film hakkında çok iyi şeyler diyemeyeceğim.



İlk ve tek olumlu yorumu yazının başında vermek istiyorum. Bundan sonra herhangi bir olumlu yorum yapmayacağım, daha doğrusu yapamayacağım dersem daha iyi olur. Film öncelikle gerçekten çok düşük bütçeli olarak çekilmiş, hem bunu filme iştirak eden yapımcılardan ve hemde oyuncu kalitesinden görebiliyoruz. Bu yüzden büyük bütçeli filmlerle kıyas edemeyiz.



Filmin izleyiciye vermek istediği mesaj güzel, temel olarak toplumsal sorunlara değinen ve halkı bilinçlendirmeye çalışan her yapım benim için değerlidir. Genel olarak sinemanın toplumu bilinçlendirme ve halk tarafından farkedilmeyen ve önemsenmeyen konuları ön plana çıkarması gerektiğine inananlardanım. Bu yüzden bu film verdiği mesaj ve ana tema açısından yeterli buluyorum. Bu konuda hint toplumunun temel problemi olan ve kanayan yaraları olan kast sistemine mikro ölçekli bir bakış ve eleştiri getirmelerine olumlu buldum. Bu yüzden film hakkında tek olumlu ve pozitif taraf benim için budur.



Film içindeki oyunculukların bu kadar kötü olabileceği aklıma gelmemişti. Uzun zamandır ne uzak doğudan ne asyadan ne de doğu avrupadan bu kadar kötü oyunculuk sergileyen bir ekibe rast gelmedim. Filmin ana karakterleri olan, Ram Arun Castro ve Vishnupriya Pillai , çok kırmak istemiyorum ama mesleklerine başka bir sektörde devam etmelerini öneriyorum. Yan karakterlere ise hiç girmiyorum, eğer izlerseniz ana karakterlerdeki rol sıkıntısını her karede görebilirsiniz. özellikle Pillai’nin sadece yüz güzelliği için bu filmde yer aldığı aşikar, çünkü sürekli aynı yüz ifadesiyle bütün filmde oynamasının başka açıklaması olamaz, yönetmen illaki uyarmış olmalı ancak yetenek yok ise yapacak bir şey yok.



Film, diğer ana sıkıntılarından biride olaydizgilerinin çok fazla ve karmaşık olması. Bu yüzden dolayı film bir noktadan sonra olgunlaşmaya başlayacağını düşünürken, birden farklı bir olayda kendinizi buluyorsunuz. Filmi baştan sonra bu git gel arasında dönüyor. Her olayda farklı bir işleniş biçimi olmasıda ayrıca yönetmenin büyük başarısızlığı. Madem bu kadar olay örgüsü giriftar bir senaryonuz var bunu 100 dakikada izleyiciye veremezsiniz, yönetmen ve senaryo ekibi ikiside kişisel kaanatim başarısızlar. Sonuç olarak film işlenişi tam bir fecaat, keşke plotları biraz daha azaltsalardı, en azından drama türündeki bu filmi aksiyon gibi hızlı yönetmek zorunda kalmazlardı.



Filmin adı ile içeriğinin ne alakası var hiç anlamadım. Tamamen farklı şeyleri ifade ediyorlar ve bence çok uyumsuz ve özensiz seçilmiş bir isim olmuş. Flashback kullanımları özellikle drama türü filmlerde olmazsa olmazlardan ama yerinde kullanıldığı zaman güzel oluyor. Hintli kardeşlerim burada da ipin ucunu kaçırmış gibi, bazı yerlerde neden geriye gittiğimiz hiç anlayamadım. Biraz daha fazla flashback kullansalardı memento çıkartırlardı ortaya, o kadar yoğun bir kullanım var. Bence tek flashback ile anlatılabilecek bir olay, saymadım ama en az 6-7 kere ekrana getirilmiş.



Son bir şey daha eklemek istiyorum, aslında birden fazla çok fazla negatif cümle kurabilirim ancak emek vermişler sonuçta burada fazlada üstlerine gitmek istemiyorum. Senaryo çok aceleyle yazılmışa benziyor, en önemli parçalarda bile ana uyumsuzluklar göze çarpar durumda. Ara sahnelerdeki bazı olaylar, sırf çeşitlilik katsın diye fime eklenmiş, örneğin hipnoz sahnesini neden soktunuz kardeşim ne gerek vardı.



Konu

Bir gece ansızın, ara sokaklardan birinde bir kadın cinayeti işlenir. Cinayet aslında başlangıçta hırsızlık gibi basit bir nedene dayandığı düşünülsede, aslında olayın bu kadar basit olmadığı ortaya çıkar. Dava üzerinde çalışıldıkça konunun daha karmaşık ve giriftar olduğu ortaya çıkar. Uzun süredir niktofobi(karanlık korkusu) ile mücadele eden ve hastalık için psikolog tedavisine başlayan zeki adli tıp memurunu bu cinayeti araştırması için davet ederler. Geçmişte yaşamış olduğu olaylar nedeniyle bu davayı almak istemeyen uzman, maktülün annesini gördükten sonra bu fikrinden vazgeçer ve davaya dahil olur. İlk olarak maktülün öldürüldüğü yerden incelemelerine başlayan ve daha sonra araştırma sahasını genişleten uzman bu konular hakkında yeterli sonuçlar elde edemez. Daha sonra farklı noktalardan olaya yaklaşarak davayı bitirmeye çalışır.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/filim.jpeg
filmkolik

Ailenizin Ilımsız Film Eleştirmeni

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/filim.jpegfilmkolik senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰