Dostoyevski 'nin Başyapıtı: Suç ve Ceza

05/01/20203 dakikalık okuma

Suç ve Ceza, günümüzde dünyanın en büyük klasiklerinden sayılır, sayılmaktan öte de öyledir. Kitabı okuyan herkes mutlaka bu kitabı tekrar okumak ve romanın baş kahramanı Raskolnikov ile tekrar baş başa kalmak ister. Raskolnikov, yaşamının içinden herkesin bir parça bulabileceği ölümsüz karakterdir.



Suç ve Ceza, Dostoyevski'nin olgunlaşma döneminin ilk eserlerindendir. Bu zamana kadar yazmış olduğu eserler bu eserin oluşturulması için yazılmış gibidir. Suç ve Ceza ‘nın konusu romanın ana kahramanını Rodion Raskolnikov ‘un planlı yapmış olduğu cinayetin sonrasında yaşamış olduğu zihinsel acıların ve kendi içinde yaşamış olduğu ahlaksal ikilemleri anlatır. Ancak konuyu sadece bu bağlamda değerlendirmek bana göre yetersiz kalıyor. Çünkü romanda o dönemde Dostoyevski’nin gözünden 19.Yüzyıldaki Petersburgu, toplum yapısını, insan psikolojisini, inanç sistemlerini ve daha çok fazlasını bulabilirsiniz.





Dostoyevski, Suç ve Ceza’ yı yazmadan önce aslında bu eserin bir roman olarak yayınlama düşüncesinden çok uzaktı, sadece bir öykü yazıp radikal düşüncelerin topluma ve insana ne kadar zarar verebileceğini, maddi ve manevi insandan nasıl bir yıkıma neden olabileceğini göstermek ve anlatmak istiyordu. Ancak ilerleyen zamanlarda eserin içinde yer olaylar genişledikçe ve olgunlaştıkça artık bu eserin bir hikaye ve öyküye sığamayacak noktaya gelmesi roman olarak eserin yayınlanmasına neden olmuştur.



Dostoyevski, eseri birinci şahıs anlatımı ile yazmaya başlamıştır, ancak romanın ana kahramanı Raskolnikov’un kafasından tasarlamış olduğu sınırdan daha öteye gitmesi ve kitabının hacminin tasarladığından çok olması anlatımının birinci şahıstan üçüncü şahsa geçmesine neden olmuştur. Suç ve Ceza yazılırken eş zamanlı olarak Dostoyevski Kumarbaz ‘ı yazmıştır, iki romanı bir arada götürebilmesi Dostoyevski’nin dehasının apaçık bir göstergesidir.



Suç ve Ceza ’yı farklı kılan özelliklerden biride, roman içinde yer alan her bir karakterin konuşmalarından kendine has cümle yapısı ve uzunluğunun olmasıdır. Eğer kitabın ortasından herhangi bir parça alırsanız eğer kitap üzerinde karakterlerinin konuşmalarına aşinası iseniz bu cümlenin hangi karaktere ait olduğunu bilebilirsiniz.



Bu kitaptan herkes kendince bir şey alacak ve belli sahneler sonsuza kadar kafasında yer edecektir. Kitaptan benim aldığım ise; fakirliğinin insan üzerinde sadece fiziksel değil, aynı zamanda manevi yıkıcı etkilerin olduğudur. Maddi imkansızlık aynı zamanda insanın uç düşünceleri savrulmasında ne kadar etkili olduğunu bu eserde rahatlıkla görebilirsiniz.



Dostoyevski, bence esere Suç ve Ceza ismini koyarken, Raskolnikov’un işlemiş olduğu cinayeti ve sonrasında almış olduğu cezayı kastetmiyordu. Asıl suç, Raskolnikov’un kendini kibrine kapılıp diğer insarlardan farklı görmesi ve tarihten örnek olarak seçmiş olduğu bilinen simaları ile kendini denk görmesi sonucunda, bütün benliğine yerleşmiş olan egoist ve bencilce tavır, aşırıya giden düşüncelerden kaynaklanan ve eyleme dökülen temelsiz fikir ve düşüncelerdir. Ceza ise kendi içinde bitmek bilmeyen ve bütün hayatını yeniden şekillendiren yapılan fiilin doğru mu yanlış mı sorusunun cevabını vermemesi, ve olayın sonucunda katlanmak zorunda kaldığı suçluluk duygusu ve kendi içinde devamlı süregelen kavgalardır.



İyi okumalar



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/kitty-551554_1920.jpg
bs

denemeler...

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/kitty-551554_1920.jpgbs senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰