Dünya'nın Zirvesi: Everest Dağı

05/01/20205 dakikalık okuma



Everest dağı, Nepal ve Tibet sınırı boyunca uzanır. Everest’in ismi Hindistanlı Topograf ve Coğrafyacı Sir George Everest ’in anısına öğrencisi tarafından önerilmiş daha sonra Zirve XV(19.yüzyılda Everest böyle adlandırılıyordu) için Everest ismi kullanılmaya başlanmıştır. George Everest, zirveye kendi isminin konulmasına defalarca itiraz etmesine rağmen, avrupa ve asya bölgelerinde bu isim 19.yüzyıldan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmış ve daha sonra ise dünyanın her yerinde himalaya sıradağlarının en yüksek noktası bu adla anılmaya başlanmıştır.



Himalaya sıra dağlarındaki yüksek noktalar bu bölgede yaşayan halk için her zaman kutsal olarak kabul edilmiştir.Bölge halkı Everest’ ide yüzyıllar boyunca farklı isimlerle anmıştır. Everest’in günümüze kadar ulaşan isimleri arasında “Kutsal Ana”, “Dünyanın Tanrıça Anası” ve “Cennetin Zirvesi” yer almaktadır.



Everest’in deniz seviyesinden yüksekliği 8,848m’ dir. Bu yükseklik Everest’i dünyanın en yüksek noktası yapmaktadır. 8,848m zirvede yer alan kar kalınlığı da dikkat alındığı zaman ortaya çıkan yüksekliktir, kar kalınlığı dikkate alınmadan kayalık yüksekliği 8,844m’ dir. Everest’in yüksekliğinin hesaplanması Çin ve Nepal hükümetleri tarafından uzun zamandır anlaşılamayan bir konu olmuştur. 19.yüzyıldan beri yapılan sayısız ölçümlerde ortak bir noktaya varılamamıştır. Nihayet Çin’in 2005 yılında yaptığı ölçümler iki ülke tarafından da kabul edilmiştir.



Everest dağı ile bilinen en büyük yanlışlardan biri de Everest’in aynı zamanda dünyanın en yüksek dağı olduğu bilgisidir. Everest, dünyanın en uzun veya yüksek dağı değil, deniz seviyesinden en yüksek dağıdır. Dünyanın en uzun dağı 10,200m ile Mauna Kea dağıdır.Mauna Kea ‘nın bir kısmı deniz altında yer aldığından dolayı deniz seviyesinden yüksekliği sadece 4,205m ‘dir.



Everest 'in yamaçları ve çevresi doğal ortamın gelişmesi için uygun sıcaklığa sahip değildir. En sıcak olduğu Temmuz-Ağustos dönemde ortalama sıcaklık -19 °C iken, Ocak-Şubat döneminde ise sıcaklık -60°C’ ye kadar düşmektedir. Everest’in hem yamaçlarında hem zirvelerinde hızı saate 320km kadar çıkabilen kar fırtınaları esmektedir. Yılın belirli dönemlerinde sıkça çığ düştüğü bilinmektedir.



Everest yamaçlarında ve çevresinde doğal yaşam özellikle sıcaklığın düşük olması ve aşırı yükseklikten dolayı çok sınırlıdır. Sert iklim ve düşük sıcaklık, bitki örtüsü ve doğal yaşamın çeşitlenmesi ve gelişmesi için müsait değildir. Bu çetin şartlara rağmen bu bölgede azda olsa endemik bitki ve hayvan türleri bulunmaktadır. Bunların arasında küçük panda, kar leoparı, tibet sığırı ve tibet ayısı en çok bilinenler arasındadır. Everest’in özellikle 6,000m sonrasında canlı yaşamı yok denecek kadar azdır. Bu zamana kadar bu yükseklikte yaşayan bir memeliye rastlanmamıştır ancak kimi zaman dağcıların Everest ’in zirvesinde Hint Kazı ’nı uçarken gördüklerini bildirmişlerdir. 4,000 m yükseklikte sınırlı sayıda Tibet yerlileri(Sherpas) yaşamlarını sürdürmektedir.



Everest dağına tırmanmak dağcıları her zaman cezbetmiş her dağcı bu engin yüksekliğin zirvesine kendi adınında olmasını dilemiştir. Çünkü, Everest dağcılar için kral tacındaki mücevherdir.



19.yüzyılın başlarında Everest'in zirvesine ulaşmanın aslında mümkün olduğu düşünülmeye başlanmıştır. 20.yüzyıldan sonrada zirveye ulaşmak için özellikle İngiliz dağcılar tarafından birçok sefer girişiminde bulunmuştur. Ancak bu girişimlerin çoğu zirveye ulaşmak için yeterli olmamıştır. Bu seferlerde kimi dağcı zirveye ulaşamadan geriye dönmek zorunda kalmış, kimileri ise bu yolculuktan geri dönememişlerdir.



Resmi olarak Everest’in zirvesine ilk ulaşan dağcılar Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ve Tibetli rehberi Tenzing Norgay olarak kabul edilir. Her ne kadar resmiyette bu iki dağcı Everest’in zirvesine başarılı şekilde tırmanış gerçekleştiren iki dağcı olarak bilinsede de bundan önce Himalaya yerlilerinin bu dağın zirvesine çoğu kez tırmandığı ve başarılı şekilde döndüğü de söylentiler arasındadır.



Everest’in zirvesi 1987 yılına kadar çok az dağcı tarafından fethedilmiştir. Resmi kayıtlara göre bu sayı sadece 200 kadardır. 1990 yılından sonra Everest dağına tırmanmak artık ticarileşmeye başlamıştır. Himalaya Veritabanına göre sadece 2013 yılında 6,871 kere zirve tırmanışı gerçekleştirilmiştir.



Dünya üzerindeki belirli yüksekliklerdeki dağlara yapılan seferlerde her zaman ölüm riski mevcuttur. Bundan önce Everest dağında da sayısız dağcı hayatını kaybetmiş kimilerinin bedenlerine yıllar sonra ulaşılmış kimileri ise hala Everest’in bağrında yatmaktadır. Everest dağındaki ölüm oranı yaklaşık olarak % 4 - 5 civarındadır. Son yıllarda bu oran gittikçe düşmüş son yıl yani 2019 yılı itibariyle ise bu oran % 1 ‘e kadar gerilemiştir. Pakistan sınırları içerisinde yer alan ve 8,000’lerden biri olan Anna Purna(Katil Dağ)’daki % 25 ölüm oranına kıyasla Everest 'deki ölüm oranı çok düşüktür.



Everest’e tırmanmak ve zirveye ulaşmak her ne kadar zor ve meşakkatli bir iş olsada diğer yapılması gereken işlerden biri de zirveye tırmanmak için gerekli olan paranın toplanmasıdır. Everest’e tırmanmak gerçekten pahalı bir iştir, eğer Evereste bir tırmanış gerçekleştirmek istiyorsanız yaklaşık olarak 70,000$ gözden çıkarmanız gerekiyor.



2019 yılında yaşanan ve 11 dağcının ölümüyle sonuçlanan trajik ölümlerden sonra, Nepal hükümeti Everest’e tırmanmak isteyen dağcılara bir dizi sınırlamalar getirdi. Artık Everest’e tırmanmak için artık fiziksel sağlığınızın yerinde olduğunu, dağcı olduğunuzu ve ayrıca bundan önce en az 6,500m ‘ye yükseklikteki bir dağa tırmanış gerçekleştirdiğinizi belgelemeniz gerekecek.



Eğer makaleyi beğendiyseniz lütfen beğenmeyi ve destek olmayı unutmayın.





https://bylge-images.s3.amazonaws.com/tree-736877_1280.jpg
natu

Doğa, Hayvan ve Bitkiler Hakkında Genel Bilgiler

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/tree-736877_1280.jpgnatu senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰