Elektrikli Araçlar Tarihi

05/01/20204 dakikalık okuma

Elektrikli araçların ilk icat edilmeleri ve yaygınlaşmaları 1890 yıllarına rastlamaktadır. 1900 ’lerdeki elektrikli araçlar, aynı dönemde kullanılan buharlı ve fosil yakıtlı araçlara nazaran bazı avantajlara sahiplerdi. Elektrikli araçların diğerlerine göre sessiz olmaları, viteslerinin olmaması ve yağ kokmadığı için müşteriler arasında tercih sebebiydi.



İlk elektrikli aracın kim yaptığı konusunda kesin bir bilgi yok, icat farklı dallardan gelen birçok insan atfedilmektedir. Elektrikli aracı konsept olarak düşünen ve uygulayan ilk isimlerden biri de Macar Anyos Jedlik’ dir. 1828 yılında, kendi icadı olan elektrikli motoru, bir aracın üzerine yerleştirerek ilk elektrikli araç konseptini oluşturmuştur. Anyos Jedlik tarafından yapılmış olan elektrikli araç, pratik işlerde kullanılamayacak kadar basitti ancak elektriğin araçlarda kullanılabileceğini göstermek için güzel bir başlangıçtı.





O yılların en önemli elektrikli araçlardan biri de, Sibrandus Stratingh tarafından 1835 yılında geliştirdiği elektrik enerjisiyle çalışan üç tekerlekli aracıydı. Bu araç ilerde kullanılacak ve yapılacak olan araçların bir prototipi gibiydi. 1841 yılında Sibrandus ‘un ölümü nedeniyle üzerinde fazla çalışılamadı ve yüksek maliyeti nedeniyle rafa kaldırılmak zorunda kaldı.



Elektrik araçların köşe taşlarından belkide en dikkat çekeni iki İngiliz mucit William Ayrton ve John Perry tarafından üretilen Ayrton Perry Electric Trike ‘dı. Bu araç, yönetilebilir ve kullanılabilir ilk elektrikli araç olma özelliğini taşıyordu. Bu araçtan yola çıkarak bu dönemde sonra yönetilebilen ve gündelik işlerde kullanılabilen araçlar yapılmaya başlandı.



1890-1900 yılları arasında kullanımı giderek artan elektrikli araçlar, 1900 yıllara gelindiği zaman özellikle Amerika ve Avrupa kıtasında fosil yakıtlı araçlara göre daha fazla satılır olmuş ve yaygınlaşmaya başlamıştı.



1910 yılına gelindiğinde ise on yıl önce giderek artan elektrikli araç sayısı, bu yıllardan sonra kademeli olarak azalmaya başladı.Elektrikli araç üretiminin ve kullanımının düşmeye başlamasının altında bir çok sebep yatıyordu. Bunlar arasında en önemlileri:



  • Kentleri birbirine bağlayan uzun yolların ülke genelinde yaygınlaşması ve bunun sonucunda elektrikli araçların uzun mesafeyi alamamasından dolayı müşterilerin daha uzun mesafe alabilen fosil yakıtlı araçlara yönelmesi,
  • Yeni petrol yakıtlarının bulunması sonucunda fosil yakıt fiyatlarının elektriğe göre daha ucuz bir enerji çeşidi olması,
  • Elektrik altyapısının gelişmiş şehirler dışında çok yaygın olmaması ve kurulumunun pahalı olması,
  • Fosil yakıtlı araçları çalıştırmak için gerekli olan el krankına artık gerek kalmaması



Otomobil piyasasında gerçekleşen yukarıdaki gelişmeler elektrikli araçların pazarda rekabet edebilme gücünü iyice azalmıştı. Elektrikli araçlara en büyük darbe ise Henry Ford‘un seri üretime geçirdiği Model-T verdi.



1910 yıllarda, araba sahibi olmak toplumda zenginlik göstergelerinden biriydi, araba sahiplerinin çoğu zengin veya üst devlet görevlileriydi. Araba fiyatları, normal bir işçinin veya devlet memurunun alabileceği fiyatın çok üzerindeydi. Henry Ford’un piyasaya çıkarmış olduğu Ford Model-T, fosil yakıtlı araçların fiyatını birden herkesin alabileceği bir noktaya getirdi. Ford Model-T ‘nin fiyat gücü ile rekabet edemeyeceğini anlayan elektrikli araç piyasası hızlı bir şekilde piyasadan çekilmek zorunda kaldı.



1915 ’lerden sonra gittikten üretimleri azalan ve pazardaki rekabeti kaybetmeye başlayan elektrikli araçlar, 1925 yılında son elektrikli araç fabrikasının kapanması ile uzun bir sessizlik dönemine girdi. 1925 - 60 yılları arasındaki geçen zaman, elektrikli araçlar için ölü zaman olarak adlandırılır.



1959 yıllarına gelindiği zaman Henney Kilowatt ‘ın piyasaya çıkarmış olduğu elektrikli araç ile elektrikli araçlar tekrar gündeme gelmeye başladı. Bu araç, geçmiş elektrikli araçlarda aşılamayan hız sıkıntısını gidermişti ve bir saatlik kullanım süresi sunuyordu. Henney Kilowatt ‘ın aracı umut vaad etmesine rağmen diğer araçlara göre pahalı olması nedeniyle çok tercih edilmedi. 1961 yılında da Henney Kilowatt aracın üretimini durduğunu açıkladı.



1960-1990 yılları arasında Henney Kilowatt ‘in arabasına benzer elektrikli araçlar üretildi ancak bunların sayısı çok kısıtlıydı ve kullanımı hala sürücüler arasında yaygınlaşmamıştı. O dönemdeki elektrikli araçların düşük hız, kısa mesafe ve şarj sorunları nedeniyle bir türlü istenilen müşteri kitlesine ulaşamadı.



1990 yıllarına gelindiği zaman ise özellikle fosil yakıtlı araçların çevreyi fazla kirletmesi, enerji kaynaklarının azalması ve daha ucuz ulaşım alternatiflerine yönelim elektrikli araçlara olan ilgiyi arttırdı.1991 yılında şarj edilebilir lityum iyon pillerin icadı ile birlikte elektrikli aletler ve araçlar piyasasında hızlı bir atak yaşandı. 1990-2000 yılları arasında dünyanın en büyük araç üreticileri: Chrysler, Ford, GM, Honda, Nissan ve Toyota elektrikli arabaya üretmeye başladılar.



2000-2011 yıllarında elektrikli araçlar belirli satış rakamlarına ulaştılar ancak satışlar hala yüksek değildi. Halk arasında sadece belirli kesimdeki insanlar elektrikli araç kullanıyorlardı. Elektrikli araçlar, dizel ve benzinli araçların muadili olarak görülmüyordu.



2011 yılında kurulan ve bir startup projesi olarak başlayan Kaliforniya merkezli Tesla Motors firmasının yola çıkarmış olduğu Tesla Roadster modeli ile elektrikli araçlar büyük popülerlik kazanmaya başladı. Tesla Roadster ‘a beklenenden fazla ilgi olması ve yüksek satış rakamları yakalaması, elektrikli araç piyasasında uzun zamandır aşılamayan eşiğin atlanmasını sağladı. Bu aracın getirdiği en önemli şey, elektrikli araçların artık fosil yakıtlı araçlar yerine rahatlıkla kullanılabilir olduğunu göstermek oldu.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/network-3537401_1920.jpg
teknomatik

İnsan teknolojiyi, teknoloji de insanı şekillendirir...

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/network-3537401_1920.jpgteknomatik senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰