Fransa'nın İstenmeyen Sembolü: Eyfel Kulesi

08/11/20206 dakikalık okuma

Genel Kısa Bilgi

Fransa'yı ziyaret etmiş olanlar kadar şanslı olanların yanında, gitmeyi planlayanların da ilk uğrak yerlerinin başında şüphesiz Fransa'nın başkenti Paris'in en sevilen simgesi Eyfel Kulesi gelir.



Eyfel Kulesi, Fransızca La Eiffel, 1889 yılında Fransa'nın sanayideki gücünü bütün dünyaya göstermek için Dünya Fuarı'nın ana sergisi olarak yapıldı. Fransız Devriminin yüzüncü yılını anmak ve Fransa'nın dünyaya endüstriyel gücünü göstermesi açısından önemli bir yapıydı.



Kule ilk yıllarında sayısız insanın hışmına uğradı, hatta o dönemlerde insanlar bu yapıya "Dünya'nın en çirkin yapısı" olarak adlandırmaya başladı. İlerleyen dönemlerde bu söylemler bir anda rüzgar değiştirmeye başladı ve Ucube Yapı'dan Eyfel Kulesi 'ne geçiş yaptı.



Fransız inşaat mühendisi Gustave Eiffel genellikle kendi adıyla taşıyan kulenin tasarımlarıyla bilinir. Ancak, anıtın orijinal çizimini ilk düşünen kişiler; Murice Koechlin ve Emile Nouguier 'dir. Gustave Eiffel'e böyle bir mimarın yapılması için ilk fikir veren mimarlardı, günümüzde çok az isimleri bilinse de bugün bu yapıyı dünyaya kazandırmaları için kendilerine müteşekkiriz.





Kochlin ve Nouguier, Eiffel mühendislik şirketi Etablissements Eiffel şirketinden baş mühendislerdi. Eiffel ve Fransız mimar Stephen Sauvestre ile birlikte 1889 yılında Dünya Fuarında sergilenecek ana eserin belirlenmesi için açılan yarışmaya, Eyfel Kulesinin tasaramıyla katıldılar.



Tasarımları yarışmaya kazanmasına rağmen, çoğunluk şüphe içindeydi. Paris'in tam ortasında dövme demirden yapılacak ve bütün şehre yukarıdan bakacak ucube bir yapı kimseyi heyecanlandırmıyordu. Bugün çağdaş mimarı anlayışa bile değerlendirildiğinde Eyfel Kulesi eşsizdir. Ancak, ilk olarak yapılmaya başlandığı zaman hiçte öyle değildi. 19.yüzyılın sonlarına doğru Eyfel Kulesi'nden önce modern mimarı yavaş yavaş Paris'te etkisini göstermeye başlamıştı ancak bu ağır aksak işleyen bir süreçti. Demir, bu dönemlerde sanayi devrimi ile birlikte yeni yeni kullanılıyordu. Evlerde, köprülerde, fabrikalarda ve seralar gibi önemsiz yapıların iç kısımlarında tercih edilen yeni bir yapı malzemesiydi.



Bu yapı malzemesiyle tek başına bir sanat eseri çıkarmak başlı başlına zor bir işti. Malzeme hem yeni hem de bu kadar büyük bir yapıda ilk defa kullanılacaktı. Bu sorunların yanı sıra ayrıca bu yapı malzemesinin estetik olarak herkesi cezbetmesi gerekiyordu. Yapı, yeni bir malzemenin kullanımını gerektirdiği için eski Fransız mimarisine aykırılı şekilde inşa edilmesi lazımdı. Bunun için mimarlar Eyfel Kulesi'nin yapımında, geleneksel mimarı tasarımları bir köşeye bırakarak tamamen yeni bir tasarım anlayışla inşa ettirler. Bu yapı dönemin şartlarına göre modern ve tamamen yeniydi.



Eyfel Kulesi'nin yapımına Mars Alanından başlandığı zaman, Fransa'nın bütün kültürlerinden 300 kadar yazar, heykeltıraş, sanatçı ve mimar yalvarırcasına Paris Sergi delegelerine dilekçeler yollamaya başladılar. Paris'i tamamen domine edecek, şehri siyaha boyayacak ve şehrin bütün ruhunu Azrail'e teslim edecek "komik yapının" iptal edilmesini istiyorlardı. Komisyon ise bu itirazlara kulaklarını kapadı ve kulenin yapımına onay verdi. Eyfel'in yapımına 1887 yılında başlandı ve sadece iki yıl içinde tamamlanarak 31 Mart 1889 yılında teslim edildi.



Eyfel Kule'sinin İnşaatı ve Enteresan Bilgiler

Kule her biri, sadece bu kulenin yapımından kullanılacak olan parçaların yapımını üstlenen Paris'in eteklerine kurulan Eyfel Kulesi fabrikasında yapılmış 18,000 parçadan oluşur. Yapı, kıvrımlı olarak tasarlanmış ve sonunda huninin yukarısından birleşen dört ayak üzerinde yükselir. Kule için 2,5 milyon perçin ve 7,300 ton dövme demir

harcanmıştır.





  • Gustave Effel, demirin taş kadar sağlam olduğunu ve taştan daha hafif olduğunu gösterebilmek için kulenin yapımında kafesli ferforje kullandı.
  • Yapının maliyeti 1889 yılında 1,5 milyon dolara mal oldu.
  • Kulenin yüksekliği tepesindeki anteniyle birlikte 324 metre, antensiz 300 metredir.
  • 1930 yılında Chrysler Binası yapılana kadar Dünya'nın en yüksek binasıydı.
  • Kule rüzgarda hafif derecede sallanması için tasarlandı. Bugün ise kuleyi rüzgar değil, güneş daha fazla etkiler. Kulenin güneşe bakan tarafa ısındıkça, 18 santimetre Güneş'in aksi yönünde uzaklaşır.
  • Güneş aynı zamanda kulenin 6 santimetre yükselmesine neden olur.
  • Eyfel kulesinin ağırlığı 10 tondur.
  • Kulenin üzerinde aydınlatılması ve farklı renklere bürünmesi için beş milyar ışık bulunur.
  • Kulenin takma adı Demir Kadın'dır.
  • Kulenin ilk platformu yerden 57 metre, ikincisi 114 metre, üçüncüsü 274 metre yüksekliğindedir.
  • Kulenin 108 katı ve 1,710 merdiveni bulunur. Ancak, ziyaretçiler sadece ilk platformunun merdivenlerini kullanabilirler, diğer platformlara geçmek isteyen ziyaretçiler asansörleri kullanmak zorundadır.
  • Bir asansör yıllık 103,000 km yol yapar.



Modern Yapının En Nadide Parçalarından Biri

Eyfel Kulesi, şekliyle kuşkusuz 18. ve 19.yüzyıllarda popüler olan Neo-Gotik, Neo-Rönesans ve Neo-Barok tarzı yapılarından ayrılsa bile en ayırt edici özelliği yapısında demir kullanılmasıdır. Demirin bu şekilde kullanımı, kendisini dönemindeki diğer mimarı yapılardan tamamen farklı kılan şeydir.



Eyfel, yapısında demir içermesinden dolayı modern mimarının ilk örneklerinden biridir. Bu yapı oluşturulurken mimarlarda yeni bir modern mimarı oluşturma çabası sanatçılarda yoktu. Bu yapının temel amacı Fransız mimarisinin ne kadar ileri olduğunu göstermek ve malzemelerle ne kadar etkili çalışabileceğini sergilemekti.





Fransızların bu modern mimarı yapısının en bilinen özelliklerinden biri de bu yapının demokratik bir şuura sahip olmasıdır. Paris bulutların alt komşusu bu sert mizaçlı yapı, önceden sadece Fransız elitlerin sıcak balonlarla ulaşabildiği Paris'i yukarıdan bakma keyfini halka sundu. Fransız Devrimini düşüncelerle değil sanatla da desteklenebileceğini somut bir şekilde ortaya koydu.



Kulenin Kullanımı

Kule, 20 yıl sonra kaldırılması planlanan geçici bir yapıydı. Zaman geçtikçe Paris'le ayrılmaz bir bütün oluşturmaya başlayan bu eser, zaman geçtikçe şehrin üstündeki mavi gökyüzü kadar vazgeçilmez oldu. Dünya Sergisi sonrasında kulenin başarısını görenler ilk baştaki haksız eleştirilerden dolayı kamuoyundan özür dilemek zorunda kaldılar.



Kulenin kaldırılmasına halk kadar Gustave Eiffel 'de karşıydı. Her sanatçı gibi eserinin ilelebet yaşamasını istiyordu. Bunun için kule açılır açılmaz, yapının üçüncü katına meteoroloji laboratuvarı inşa etti. Yerçekimi, elektrik ve meteoroloji alanında çalışma yapan bütün bilim insanlarını buraya davet etti. Sonunda, Gustave'nin eserini yok olmaktan kurtaracak olan laboratuvarları değil yüksekliği oldu.





1910 yılında Kule'nin artık 20 yıllık zamanı dolmuştu ve kaldırılması gerekiyordu. Paris şehri yönetimi ise bu yapının bir 20 yılda burada kalmasını istiyordu, çünkü telgraf iletişimi için eşi bulunmaya bir verici kulesiydi. Eyfel kulesi yüksekliği nedeniyle bu dönemde yok olmaktan kurtuldu. Bu dönemle birlikte Eyfel kulesi, Fransız ordusu için vazgeçilmez araçlardan biri haline geldi. Fransız Ordusu, kuleyi Atlantik Okyanusundaki gemileriyle iletişim için bu yapıyı elektronik vericilerle donattı. Birinci dünya savaşında da düşman ordularının radyo sinyallerini yakalamada büyük bir görev üstlendi. Bugün hala kulenin üzerinde Paris'i ve çevresine iletişim sağlayan yüzlerce verici vardır.



Kulenin Bugünü

Eyfel Kulesi atlattığı bütün bu badirelerin sonunda Paris silületinin vazgeçilmez parçasıdır. Dünya'nın her köşesinden 7 milyon insan bu eşsiz yapıyı görmek için her yıl Paris'e gelir. 1889 yılından beri bu kuleyi görmek için 250 milyon insan Paris'e akın etti.



Bugün Kule çok bize çok fazla seçenek sunmasına rağmen. Günümüzde 2 tane restoran, birkaç tane büfe, büyük bir ziyafet salonu ve bir sürü hediye ile dolu olan üç adet ana platformdan oluşur. Eğitim turları kapsamında öğrenciler ve turistler burayı ziyaret edebilir.





Kule, 365 gün kapılarına ziyaretçilere açık tutuyor. Yılın her zamanı bu şah eseri görebilirsiniz. Haziran ve Eylül ayları arasında gece yarısına kadar açıkken diğer aylar günün her saatinde ziyaret edilebilir. Giriş ücretleri, kullanım şeklinize göre 16€ ve 20€ arasında değişiyor. Giriş biletlerini internet üzerinden veya kulenin hemen altında yer alan gişelerden alabilirsiniz.





https://bylge-images.s3-eu-west-1.amazonaws.com/next-19781870-8cbd-11ea-9047-130dc0673b59.jpeg
Minyatür

İlgi alanım dünya üzerindeki mimarı yapılar....

https://bylge-images.s3-eu-west-1.amazonaws.com/next-19781870-8cbd-11ea-9047-130dc0673b59.jpegMinyatür senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰