Gökyüzündeki Gözümüz: Hubble Uzay Teleskobu

05/01/20204 dakikalık okuma





Uzaya teleskop yerleştirme fikri, bilim adamları arasında 1920 ’lerden beri tartışılan bir konudur. Uzaydan gelen ışınların atmosfer tarafından soğurulması ve kırılıma uğraması yer teleskoplarının uzayı, galaksileri, yıldızları ve evrenin tamamı hakkında yeteri kadar detaylı çalışma yapmasını önünde bir engeldi. Eski astronot Hermann Oberth tarafından 1923 yılında uzaya roket ile bir teleskop yerleştirilme fikri ortaya atıldı. Bu yıllarda roket teknolojisinin hala insanlık tarafından kullanılmıyor olması Hermann ‘ın düşüncelerini o dönemde kağıt üzerinde bıraksada, bu fikir kendinden sonra kuşaklara ilham kaynağı oldu.



1950 ’lerden başlayarak gelişen roket teknolojisiyle birlikte çok sayıda teleskop uzaya gönderildi. Gönderilen teleskopların yeteri kadar net görüntü vermemesi ve bilimsel çalışmalarda yetersiz kalması sonucunda, NASA 1970 yılında dünyanın en iyi uzay teleskobunu yapmak için bir proje başlattı. Projenin sonunda üretilecek olan uzay teleskobuna eski astronom Edwin Hubble anısına Hubble adı verildi.



Hubble, proje olarak tasarlandıktan sonra ilk yapılması gereken iş, kaynağın bulunmasıydı. Proje, dünyanın bu zamana kadar görmediği kadar kapsamlı, teknolojik ve karmaşık bir teleskop yapılmasını içeriyordu. Projenin ortalama maliyeti ise 2,7 milyar dolar civarındaydı. NASA projeyi gerçekleştirebilmek için Amerikan hükümetinden kaynak talep etti, ancak Amerikan Senatosu bu projenin gereksiz olduğu düşüncesi ve yeterli kaynağın olmaması bahane ederek veto etti. NASA ve NASA ile birlikte çalışan bilim adamları, hem Amerika ‘da hem de dünyada yoğun lobi faaliyetleri ile kaynağın çıkartılması için hükümete baskı yapmaya başladılar. Dünyaca ünlü bilim adamları bunun ilerleyen bilimsel çalışmalar için ne kadar gerekli olduğunu anlatmak için dünyanın farklı yerlerinde konferanslar verdiler. Uzun lobi faaliyetleri sonunda Hubble için gerekli olan kaynak sonunda hükümet tarafından kabul edildi.



Kaynağın bulunmasından sonra, Hubble teleskobunun mühendislik aşamasına geçildi. Kaynak bulmaktaki yaşanan zorlukların bir benzeri teleskobun yapım aşamasında da ortaya çıktı. 1970 yılı ortalarında başlayan proje, 15 senelik bir çalışmanın sonunda ortaya çıkabildi. Hubble yapımında, bu zamana kadar böyle bir teknolojinin üretilmemiş olması ve yeni teknolojilerin sil baştan icat edilecek olması planlanan terminden birkaç kez sapılmasına neden oldu. Hubble’in istenilen gibi çalışması için farklı alanlardan yüksek teknolojilerin bir arada kullanılmasını ve koordineli şekilde inşa edilmesini gerektiriyordu. Bunun için NASA üretim aşamasında birçok firmayla eş zamanlı çalışmak zorunda kaldı. Bunlar arasında aynanın yapımı için Kodak firmasıyla, teleskop bileşenlerinin evi için Lockheed firmasıyla ve bilgisayar sistemlerinin geliştirilmesi için Rockwell Autonetics firmasıyla işbirliği anlaşmaları yapıldı.



NASA, uzun çalışmaların sonunda tamamladığı Hubble ’ı 1986 yılında uzaya fırlatmak için planlama yaptı ancak aynı yılın Ocak ayında yaşanan Challenger felaketinden sonra planlama tarihini ileri atmak zorunda kaldı. Dört yıllık bir ertelemeden sonra 1990 yılında dünya yörüngesine gönderildi.



1990 yılında uzaya gönderildikten sonra aynasının yönünün yanlış olduğu tespit edildi ayna üzerindeki bu büyük hata istenilen bilimsel çalışmaları imkansız hale getiriyordu. NASA, Hubble üzerindeki bu hayati hatadan dolayı o dönemlerde çok fazla eleştirildi. Bu hatayı düzeltmek için 1993 yılında servis görevi planlandı ve misyon kapsamında aynasındaki hata düzeltildi. Günümüzde gördüğümüz nefes kesen görüntülerin çoğu aynanın düzeltilmesinden sonra yani 1993 yılından sonra çekildi.





Hubble, uzaya gönderildiğinden beri farklı görev adları altında birçok kez bakımı yapıldı ve teknolojik olarak sürekli yenilendi. Hubble, aynı zamanda bakımı uzayda yapılan tek teleskop olma özelliğini de taşır. 2020 yılı itibariyle hala aktif olarak görevini yerine getiren Hubble, yaklaşık olarak 2030-2040 yılına kadar uzaydan veri alma ve bunu gönderme işlemlerine devam edecek. Ancak 2021 Mart ayında gönderilecek olan ve Hubble göre daha gelişmiş optik aynaya ve daha donanımlı teknolojiye sahip olan varisi James Webb Uzay Teleskobu ’na görevini devredecek.



Hubble’ın uzaydan ve evrenin en derinliklerinden göndermiş olduğu veriler ile bu zamana kadar 15,000’den fazla bilimsel çalışmaya doğrudan etki etti. Bilimsel çalışmalarından bazıları günümüze kadar çoğu cevaplanmamış soruyu açığa çıkardı. Hubble ‘dan elde edilen veriler yardımıyla aydınlatılan konular arasında; Evrenin yaşı, Evrenin Genişleme Hızı, Kara Delikler, Süpernova Patlamaları ve Samanyolu Galaksisi Kütle ve Hacminin Hesaplanması vb. vardır.



Hubble, evrenle ilgili birçok bilimsel konunun aydınlatılmasında rolü olmasının yanı sıra, uzay mühendisliğinin gelişmesine de bir o kadar öncü oldu. Özellikle dünya yörüngesinde uzun zamandır çalışıyor olması, çok fazla teknolojik bileşenin kullanılıyor olması, yörünge üzerinde gerçekleştirilen bakımlar, üzerinden alınan parçaların tekrar dünyaya getirilmesi, uzaydaki radyasyonun parçalar üzerindeki etkisi, uzaya uygun kompozit maddelerin oluşturulması gibi karmaşık mühendislik çalışmaları uzay mühendisliğinin gelişmesine büyük katkı sağladı.



Makaleyi beğendiyseniz, beğenmeyi ve destek olmayı unutmayın.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/network-3537401_1920.jpg
teknomatik

İnsan teknolojiyi, teknoloji de insanı şekillendirir...

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/network-3537401_1920.jpgteknomatik senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰