Korona'nın Simülasyonu Contagion(Salgın) Filminin İncelemesi ve Konusu

05/01/20205 dakikalık okuma

Arkadaşlar yazının sonunu çoğunuz gelmediği için burada kısaca şunu diyeceğim. Makale üzerinden damla desteği vererek bana maddi katkıda bulunabilirsiniz. Üye olan herkese bylge.com 15 damla hediye ediyor, eğer yazıyı beğenirseniz 30 saniye üye olup damla desteği verirseniz çok mutlu olurum..



Bu başlığı koymak için inanın çok düşündüm, makale yazmak için harcadığım enerjinin bir o kadarının bu makalenin başlığına harcadım diyebilirim. İnsanların en zayıf noktalarından biri olan merak duygusunu suistimal etmek bir anlamda clickbait yapmak benim en hoşlanmadığım davranıştır. Webde üreticiden çok tüketiciyim. Kesinlikle başkasının bana böyle bir şey yapmasını istemem, başkalarında yapmıyorum. Uzun süre düşündükten sonra bu başlıkta karar kıldım, çünkü 2011 yapımı bu yapımı, bugün itibariyle korona(wuhan) virüsünün sinema gözüyle simülasyonunu olarak görüyorum.



Bu filmi ilk çıktığında da izlemiştim ve benim sevdiğim filmlerim arasındaydı. Tabi ilk 100 arasında mıydı? Değildi ancak güzel bir filmdir, tekrar popüler olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Filmin oyuncu kadrosu dönemine göre çok güçlü; Gwyneth Paltrow, Matt Damon, Jude Law, Marion Cotillard, Laurence Fishburne ve daha fazlası. Film çıktığı dönemde hatırlıyorum çoğumuz bu filme bilim kurgu demiştik. Bugün baktığımız zaman ise aslında hakkını yediğimizi söyleyebiliriz. Contagion senaryosu, olmaz olamaz dediklerimizin aslında mümkün olduğunu geçmişten gelerek gösterdi. Bugün kendime de özeleştiri yapıyorum, senaryoyu o yıllarda uçuk görenlerden biri de bendim. Gün itibariyle rahatlıkla artık filmin türüne aksiyon, drama ve korku diyebiliyorum.



Film yukarıdaki yazdığım gibi dönemine göre çok güçlü yıldızlarla ve karakterle dolu. Ancak filmi izlemeye başladığınız zaman kısa süreler içinde başrol oyuncularını hızlı bir şekilde kaybetmeye başladığını görüyoruz. Hangi film, büyük paralar verdiği yıldızlarını ilk 20 dakika içerisinde öldürür ki? Burada bize verilmek istenen mesaj çok açık; İleride yaşayacağımız pandemik hastalık ünlü, ünsüz, zengin, fakir, vs ayırt etmeyecek ve hızlı bir şekilde herkesi öldürecek. Filmin muhteşemliğine burada şahit oluyoruz. Asıl yıldız ve karakter kişiler değil, salgın hastalığın ta kendisi.Bugün itibariyle bunun ne kadar gerçekçi olduğunu görebiliyoruz. Bugün itibariyle en büyük yıldız Korona virüsüdür.



Film içinde benim sevdiğim noktalarından biri de insan doğasının işleniş biçimi, daha önce The Platform filminde insanın yanlış tasvir edildiğini, bu kadar ağır suçlamaların gereksiz olduğunu yazmıştım. Bu filmde ise insanların davranış biçimleri çok dengeli işlenmiş. Hastalık yayıldıktan sonra yaşanan korku, panik ve endişe insanların hızlı bir şekilde kademe kaybetmesine neden oluyor ancak bu tamamen dünyanın yıkılışı anlamına gelmiyor. İlerleyen dönemlerde insanlar tekrar sosyal yapıyı korumak için çabalıyor ve bunun için insanı içgüdülerini kullanmaya başlıyor. Daha doğrusu hemen vahşi bir hayvana dönüşmüyor, ki bencede doğrusu budur. Tarih boyunca insanlık yüzlerce salgınla karşı karşıya geldi ve hepsinden başarılı çıktı. Birbirimizi yemedik...



Filmde gözden kaçırmamız yerlerden biri de Jude Law’ın canlandırmış olduğu Alan Krumwiede karakteri. Yan rolleri kimi zaman gereksiz buluruz, filmi zenginleştirelim derken iyice çorbaya çevirir, yani riskli bir yöntemdir. Ancak, salgın hastalık zamanlarda böyle bir karakterin ortaya çıkacağı müthiş bir doğrulukla yakalanmış. Alan Krumwiede benin için Koronayı dünyaya ilk duyuran ve sonra hayatını kaybeden Çinli doktor Li Wenliang‘ dir. Eğer Wenliang‘ sosyal medyadan haber vermeseydi, bugün durum çok daha kötü olabilirdi. Benim gözümde aşıyı bulacak ekip ne kadar değerliyse Li Wenliang ‘da o kadar değerlidir. Bu haberiyle kim bilir kaç kişinin hayatını kurtardı. Li Wenliang koronadan öldü mü sorusun filmi izledikten sonra konuşalım, lütfen yorumlarda belirtin.



Bu kadar fazla karakteri bir arada tutmak, ve 140 dakikaya doğru bir şekilde yerleştirmek gerçekten kolay bir iş değil. Senaryonun hakkını yukarıda zaten fazlasıyla verdim. Birde bu karakterlerin ve filmin akışı için bir teşekkürde Steven Soderbergh etmek istiyorum. Mekanların, karakterlerin, olayların ve daha fazla alt süreçlerin bu kadar düzenli, gerçekçi ve kaosa sokmadan yansıtabilmesi yönetmenlik başarısıdır.



Eser buraya kadar yaşadıklarımızı gösteren daha onlarca karakter ve olayı tam olarak yakalamış, burada daha fazla yazmayacağım bu kısımları size bırakıyorum. Film ayrıca ileriye dönük projeksiyonlarda sunuyor. Bu zamana kadarki süreci 12’den vuran film ileride olacakları içinde bize çok büyük ipuçları veriyor. İleride yaşayacaklarımız içinde haklı olacağı kaanitini taşıyorum. Özellikle aşı bulunduktan sonra dağıtım, üretim ve sırada yaşanacak sıkıntılar, eğer aşı batı ülkelerinden veya WHO örgütünden çıkarsa bazı ülkelere ve insanlara ulaştırılmada ayrımcılığa tabi tutulması ve aşının bulunmasından sonra bile insanları bu virüsten ölmeye devam edeceği. Sonu kötü biten filmlerden değil, yaşadığımız bu zor günlerde bize sonuylada umut olmayı ihmal etmemiş.



Konusu

Sık sık iş gereği yurtdışına çıkan Beth Emhoff, bu ziyaretlerinden birinde Hong Kong’ da bulunur. Bu ziyaretinde sonra hastalanan Beth Emhoff kısa bir süre sonra ölür. Beth Emhoff ile birlikte temas kurduğu kişilerinde ölmeye başlaması, DSÖ ‘nü harekete geçirir. Kısa süre içinde araştırmalara başlanınca, hastalığın ölümcül bir virüs kaynaklı olduğu anlaşılır. Dünya’yı kısa süre içinde etkisine alan virüs için gerekli olan aşı bulunulması için hemen harekete geçilir.



İyi seyirler



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/filim.jpeg
filmkolik

Ailenizin Ilımsız Film Eleştirmeni

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/filim.jpegfilmkolik senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰