Louvre Müzesi

05/01/20204 dakikalık okuma

Louvre Müzesi, dünyanın en büyük müzesi olmasının yanı sıra, gelmiş geçmiş en nadide ve kıymetli eserlerin bulunduğu ve sergilendiği yerdir. Fransa’da Sen Nehri kıyısında yer alan ve barok tarzıyla yapılmış olan Louvre, dünyanın en fazla turist çeken yapılarının da başında gelir. Louvre ‘un ,kelime olarak nereden geldiği tartışmalıdır, bazı tarihçilere göre latince kurt anlamına gelen “luara” kelimesinden türemiştir, orta çağda bu bölgede fazla sayıda kurt yaşadığı için bu ismin verilmiş olabileceği düşünülmektedir. Diğer tarihçilere göre ise fransızca kule anlamına gelen “lower” kelimesinin yanlış telaffuz edilmesinin sonucundan dolayı türemiştir.



Louvre, ilk olarak 1190 yılında bir kale olarak düşünüldü ve o şekilde inşa edildi. 16.yüzyıla gelen kadar kale olarak kullanılan yapı, 16.yüzyılda onarıma ve tekrar yapısal değişikliklere uğradı ve bu yüzyıldan sonra belirli bir süre Kraliyet Sarayı olarak kullanıldı. Louvre, her kraliyet değişiminde hem yapısal hemde tasarımsal değişikliklere uğradı ve her seferinde yapının alanı genişletildi ve yeni kısımlar eklendi. 1682 yılından sonra Kral XIV Louis, kraliyet sarayı olarak kullanılan bu binadan çıkarak, kraliyet ailesinin yeni evi olacak Versay sarayına taşındıktan sonra, yapı bu tarihten itibaren sanatsal çalışmalar ev sahipliği yaptı ve sanatçılar tarafından düzenli olarak bir sergi salonu olarak kullanılmaya başlandı.



Louvre içinde yer alan eserleri halkın kullanıma sunulması çağrısı, ilk olarak aydınlanma çağında tartışılmaya başlandı. O dönemde esen özgürlükçü ruhun etkisiyle ilk olarak Denis Diderot tarafından Louvre ‘un halka açılması teklif edildi. 1750 yılında, toplum tarafından yapılan bu çağrılar sonuç buldu, müzenin sadece belirli sayıdaki esere halkın beğenisine sunuldu.



1793 yılına gelindiğinde Louvre, bütün eserlerin görülebileceği tam teşekküllü bir müze olarak hizmet vermeye başladı. İlk olarak hizmet vermeye başladığı zaman, bu yıla kadar Fransız kralları tarafından oluşturulan 573 sanatsal esere içeriyordu. Açılışından üç yıl sonra müzede tespit edilen yapısal sorunlar nedeniyle 1796 yılında tekrar kapatılmak zorunda kaldı. Napolyon, müzenin gerekli eksikliklerini ve yapısal sorunlarını giderdikten sonra, savaşlardan elde etmiş olduğu ve kendisine verilen hediye eserlerle müzeyi genişleterek ve adını Napolyon Müzesi olarak değiştirerek yeniden halkın hizmetine açtı.



1980-1990 yılları arasında, “Muhteşem Louvre” adlı proje ile yeniden modellenerek Louvre müzesi modern ve günümüzdeki görünümüne kavuştu. Bu proje ile, sergi alanları genişleterek aynı anda daha fazla eserin sergilenmesi sağlandı. Aynı zamanda proje kapsamında, müzenin en göze çarpan kısımlarından olan “Louvre Piramidi”, Çinli-Amerikan Mimar I.M Pei tarafından, Napolyon Avlusunun tam ortasına yerleştirerek güneş ışığının direkt olarak müzenin içine girmesi sağlandı. Bu cam piramit yapıldığı dönemde çokça eleştiri almış, gelenekçi fransız mimarlar tarafından rezalet olarak nitelendirilmiştir. Ancak modern mimarlar bu piramidin, müzenin tarihi dokusunu bozmadan ve ziyaretçilerin girişini rahatça yapabilecekleri en güzel eserlerden biri olarak görmektedir.



Günümüzde Louvre’nin en önemli ve dikkat çekici özelliği içerisinde yer alan eserler ve koleksiyonları olsada özellikle yapının kendisi de bir o kadar önemlidir. Aşağıda resmini eklediğim camın altında, ortaçağ döneminden kalma klasik Fransız mimarisi ile yapılmış ve Rönesans dönemini yansıtan çizgileriyle yer altında bulunan kale, içinde barındırdığı sergi kadar önemli bir şaheserdir.



Louvre Koleksiyonu, eski mısır antikaları, eski roma ve yunan heykelleri, ortaçağ avrupa resimleri, kral taçları ve dünyanın farklı yerlerindeki, milattan önce 600 yüzyılları ile 19.yüzyıla kadar olan sayısız değerli eseri içerir. Müzenin koleksiyonunda 380,000 nadide eser bulunmak birlikte, aynı anda 35.000 adet eseri sergileme kapasitesine sahiptir. Müzenin en önemli eser, şüphesiz Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa adlı eşsiz çalışmasıdır. Bu eser müzeden 1911 yılında çalınmış daha sonra 1913 yılında müzeye tekrar kazandırılmıştır. Ancak bu hırsızlık olayının bir sonucu olarak, bu eser günümüzde kurşun geçirmez cam ve etrafından yer alan muhafızlar ile sıkı denetim altında tutulmaktadır.



https://bylge-images.s3-eu-west-1.amazonaws.com/next-19781870-8cbd-11ea-9047-130dc0673b59.jpeg
Minyatür

İlgi alanım dünya üzerindeki mimarı yapılar....

https://bylge-images.s3-eu-west-1.amazonaws.com/next-19781870-8cbd-11ea-9047-130dc0673b59.jpegMinyatür senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰