Luka Doncic

05/01/20206 dakikalık okuma





Bu hafta Luka Doncic’i yazmayı düşünmüyordum, lakin bu hafta gerçekten mükemmel oynadı, kendini bu makalenin konusu yaptırmaya mecbur etti bebek yüzlü katil. Batı tarafında da haftanın oyuncusu seçildi. Bu hafta bu adamı yazmazsak ayıp ederdik.

Luka’yı değerlendirmeden önce birkaç takıma ve oyuncuya laf atmak istiyorum özellikle 2018 yılında birinci sıradan seçilen Deandre Ayton’a ve Ayton’u seçen Phoenix Suns’a. Ha konuyu uzatmak istersek ikinci sıradan Bagley’e seçen Kings’e de bir ton laf etmek gerekiyor, ama şimdilik kalsın.

2018 mock draftları açıklandığı zaman , ilk beş sırada Doncic yoktu, listeyi ilk gördüğüm zaman şok olmuştum, ilerleyen haftalarda 3. sıraya kadar yükseldi ki zaten oradan da Dallas tarafından seçildi. Ben bu Amerika’lardaki egoyu anlamıyorum, Avrupa’nın en büyük sahnesinde ve liginde kendini kanıtlamış ve Euroleague’de MVP olmuş bir adam var ama sen kolejde soft maçlar oynayıp NBA sahnesinde nasıl bir performans sergileyeceği belli olmayan kaslı siyah seçiminde ısrar ediyorsun.

Ayton’u geçen sene takip eden arkadaşlar var mı bilmiyorum. Bir insan savunmada bu kadar gamsız olabilir, istasyon gibiydi gelen geçiyordu, hücumda da eh işte dedirtecek bir performans sergiledi. Ayton, bu sezona da muhteşem bir başlangıç yaptı, uyuşturucu kullanımından dolayı 20 maçlık ceza aldı. Bazıları diyor ki Ayton’u değerlendirmek için çok erken, evet bir anlamda katılıyorum, nasıl katılıyorum mesela sen bu oyuncuyu 20.sıradan draft edersin o zaman deriz ki evet oyuncu tam olarak gelişemedi, yeterli süre alamadı veya gelişicek ancak 1. sıradan draft ettiğin bir oyuncu eğer kendini Phoenix gibi bir takımda bile gösteremiyorsa, ilerleyen zamanlar için bence çok beklentiye girmemek gerekiyor.

O dönemde Phoenix’in ihtiyacı pota altındaki bir uzundu. Eyvallah da , abi artık NBA’de uzunların önemi kaldımı ki? Yeminle, 70 yaşındaki Kerim Abdül Cabbar’ı herhangi bir takıma koy, bir şekilde idare edersin. Artık oyun bütün sahaya yayıldı, logo’nun oradan leblebi gibi üçlük sokan adamlar var. 1. sıradan uzun seçmek o dönem içinde makul değil şimdi de değil.



Phoenix yönetimi azıcık bir araştırma yapsa nasıl bir adam kaçırdıklarını anlardılar, ki özellikle son iki-üç haftadır kafalarını taşlara vuruyorlardır. Luka gibi bir adam varken böyle bir tercih anlaşılabilir değil. Şimdi bazı arkadaşlar, abi Luka şu anda iyi oynadığı için sen böyle bir konu açtın diyebilirler ama şunu söyleyeyim alakası yok, ben draftlar yapılırken de ağız dolusu bir sürü laft ettiğimi hatırlıyorum. Euroleague maçlarını eğer o dönemde izlemişseniz gerçekten mükemmel oyun oynuyordu adam o dönemde 18 yaşındaydı ve Real Madrid gibi bir takımda son basketleri kullanıyor, takımı yönetiyor, pas arası yapıyor, asist yapıyor ve maç kazandırıyordu vs vs… E daha ne olsun...

Luka gelmeden önce Dallas bildiğiniz gibi tanking yapmaya çalışıyordu. Şu anki durum ise Luka ve Porzingis önderliğinde playoff’a yürüyorlar ki bence yüzde 99 playoff yapacaklar. Luka Doncic, sezon başlangıç itibariyle aşağıdaki resimde de görebileceğiniz gibi iyi oynuyor diyemiyorum, mükemmel oynuyor. Aşağıdaki rakamları, en son Oscar Robertson yakalamıştı. Ancak rakamların bu kadar yüksek olmasıda sadece Luka’nın marifte saymak uygun değil, oyun stilinin değişmesininde istatistiklerin şişmesinde bariz etkisi var. Yinede, NBA’de bu rakamları yakalayan tek oyuncu olması, Luka’yı ayrı bir yere koymamızı gerektiriyor.



Luka’nın oyun stili, bu zamana kadar oynamış herhangi bir NBA oyuncusuna benzemiyor, Magic Johnson’a benzeyen diyenler var, katılmıyorum. İçeri süper penetre ediyor ve ciddi yüzdelerde bitiriyor. Günündeyse yüksek yüzdeli üçlük atabiliyor, ki bu sene step-back üçlükleri de fena değil. Harden kadar olmasada sert takım savunmaları karşısında Doncic’i rahatlatıyor. 2.01 boyunda olduğu için, hareketli veya hareketsiz farketmez, istediği yerden, istediği zaman boş adamı bulabiliyor. Eğer Luka üzerinde switch yapmaya kalkarsanız, üzerinde kalan adam uzunsa, yanından geçiyor kısa ile kalmış ise ya orta mesafe yada uzun mesafeden rahatlıkla sayı yapıyor. Luka’yı nasıl durdurabiliriz tartışmaları artık başladı, ben bu makaleyi yazarken oynanan Clippers maçında gördüğümüzde göre, Luka’nın üzerine ikili sıkıştırma yapmadan top arası yapmaya çalıştılar ve başarılı oldular. Ama bu savunmayı Clippers dışında yapacak başka takım, bir elin parmaklarını geçmez. Çünkü kimsede hem Paul George hemde Kawhi Leonard gibi adamını parçalayan oyuncular yok. Hakeza Luka’nın bu maçta 7/0 üçlük attığını hatırlatayım yani bu da çok fazla görebileceğimiz bir istatistik değil. Biraz ritmini bulsaydı yine farklı bir şey yazıyor olabilirdik ancak yinede Luka’nın üzerinde etkili olacak en etkili savunma şimdilik bu diyebiliriz.

Luka’nın oyun stilinden dolayı, bazı arkadaşlar çok fazla sakatlanma yaşayabilir demişler. Valla ben milleti anlamıyorum abi neye göre bunu diyorsunuz. Adam fiziksel mücadele sonrası basket atan bir adam değil, Porzingis gibi öküz gibi smaç vurup yere 5 metreden düşmüyor, Kemba gibi bileğine yüklenecek crossoverları yok vesaire vesaire. Ben ne kısa dönemde ne de uzun dönemde Luka’nın sakatlanabileceğini düşünmüyorum. Ha şöyle bir durum olabilir belki penetre ederken Baynes gibi bir garabete çarpıp bileğini sakatlarsa o başka, inşallah olmaz diyelim, çünkü izlemesi çok zevkli bu adamı. Türkiye’deki Dallas taraftarı da artık maçları izlemeye başlasa iyi olur, Dallas maçları çok zevkli geçiyor.

Luka’ya şu anda getirilen eleştirilerin temelinde hız var. Luka, sadece guardlara karşı değil, çoğu forvete görede yavaş. Getirebilecek makul eleştirilerden biri de bu. Bencede bunun üzerine biraz çalışması ve hızını biraz daha artırması iyi olabilir. Ancak bu oyun stili için gerçekten çok mu gerekli bilemiyorum ama ilerleyen dönemlerde Luka bu şekilde oynamaya başlarsa büyük ihtimal üzerindeki savunma daha sıkı ve acımasız olacak. Savunma yapıldığı zaman her zaman üçlük içinde veya yakınında olmayabilir bu yüzden bazı yerlerde hızını kullanarak kaçması zorunlu olacak. Bunun haricinde sayı bulması için hızın gerekli olduğunu şahsi olarak düşünmüyorum.



Luka Magic böyle oynamaya devam ederse ilerleyen dönemlerde büyük ihtimalle Avrupalı GOAT ünvanını Nowitzki’den alacaktır. Ancak ne kadar güzel istatistik yaparsa yapsın sizin bildiğiniz gibi yüzüğünüz yok ise NBA’de hiçsiniz. Eğer bir yüzük kazanamazsa hatta Luka üzerine winner yerine loser etiketi bile yapıştırabilirler ama şimdilik yüzük için konuşmak için çok erken, abi adam daha 20 yaşında ve ben bu adam iki sayfalık makale yazıyorum. İnanın konuşmayı uzatsak bir iki sayfa daha gider. Yolu açık olsun.

Eğer makaleyi beğendiyseniz lütfen takip etmeyi ve destek olmayı unutmayın.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/bike-867229_960_720.jpg
Bloob

İlgi alanlarım Spor ve Spor Tarihi...Haftalık makalelere hesabım üzerinden ulaşabilirsiniz...

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/bike-867229_960_720.jpgBloob senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰