Mevlana Sözleri: Mevlana'dan Ders Niteliğinde 150 Söz

05/24/202014 dakikalık okuma

Mevlana 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde bulunan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde dünya geldi. 3 Mayıs 1228 yılında Konya'ya gelen ve ölümüne kadar burada kalan Mevlana, burada 1273 yılında hayatını kaybetti. Ölüm gününün doğum günü olarak bilen Mevlana, hayatı boyunca sayısız eser bıraktı, bu eserlerden derlemiş olduğum bazı sözleri sizinle paylaşıyorum. İmkanı olan arkadaşların desteklerini bekliyorum.



Üzülme Can! Doğruysan zarar gördüm deme. Bil ki iyiler mutlaka kazanır.



Odun yanınca kül olur. İnsan yanınca kul olur...



Ey gönül; Tenha bir yerde dilediğin kadar RABB'ine ağla. Ama sakın ola tenha bir yerde ağlayan birine sebep olma!



Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret. Yenik düşüyorsan özlemlerini aldırma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset. Işıklar sönmüşse ve karanlıksa; Ona da aldırma, ay ışığını seyret. Sabret...Sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki her şey gönlünce olsun..



Gülü gülene ver. Kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir. Kıymet bilene ver.



Her şeye canını sıkma ey gönül, Ne bu dertler kalıcı, ne de bu ömür.





Geldim...Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim...



Bir gün gelir. Açmaz dediğin çiçekler açar. Gitmez dediğin dertler gider. Bitmez dediğin zaman geçer. Hayat öyle bir sır ki: Önce şükür, sonra sabır, sonra da inanmak gerek.



Olgun insan Allah der yürür, Hayat der gülümser, Kısmet der her halinden razı olur...



Dua etmeyi bırakma. "Bu imkansız" deme. İmkanı yaratan Allah varken, imkansız olamaz.



Sen ruhuma cemre diye damlamadıktan sonra. Ben bu bedende neyleyim... Aşk da SEN. Hasret de SEN. Ben de SEN.



Neden duasız bırakıyorsun dilini? Kapıyı çalmadan, açılmasını bekleyenlerden misin yoksa? Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeterki o kapıda durmayı bil!



Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır.



Senin dünyaya bakan penceren kirli ise, benim çiçeklerim sana çamur görünür.



Allah'a sığınmaktan daha bir bir kale yoktur; O kaleyi kendine yurt edin.



Kalpte kemik yok ama en çok kırılan yer orası! Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa? Bilemezsin...Bilseydin ödün kopardı; Dokunamazdın...



Gönül gözü kör olmuş. Akıl nerde kime ne? Gönlüm güle vurulmuş. Dikeninden bana ne?





Çalınan her kapı hemen açılsaydı, Ümidin, sabrın ve istediğin derecesi anlaşılmazdı...



Kendini çok beğenme kul katından, ne kendini beğenmişler var toprak altında...



AŞK, nefsine hakim olan yiğitlerin işidir.



Aklınıza gelen güzel şeyleri duaya dökün. Yol olur, niyet olur, nasip olur, hâllolur, gelir seni bulur.



Sen verdikçe dost görünen çok olur. İste de gör hepsi birden yok olur. Sen kendi kendine yetmeyi öğren; Tüm dünyanın malına gönlün tok olur.



Sabrediyorum...Biliyorum ki çaresizi çare yapan, zoru kolaya çeviren Rabb'im var.



Halden ala, halsizliğim...Sözden ala, sessizliğim...Ya Rabbi! Ben seninle olduktan sonra, umrumda değil kimsesizliğim..



Sabır; Ağrıları dindiren acı bir ot gibidir. Hem can yakar hem de tedavi eder.



Göz nereye bakar.. Gönül oraya akar... Gönül nereye akar...Ayak oraya koşar...



Boşver be bakalım. Kimse anlamasa da. Bilmese de yorgunluğunu; Yaradan bilir doğruluğunu.



Ey sevgili...Heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan. Beraber sulayalım gözyaşlarım senindir...Kanadan kırılır da maviye uçamazsan ne güne duruyor al. Kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan kendime ettiğim dualarım senindir...





Kendine bak kendine...Özüne, sözüne, benliğine. İlgilenme kimseyle, Kim ne yemiş, ne giymiş, bundan sana ne. Sen kendini besle, bilgiyle, sevgiyle, şefkatle. Ancak o zaman ulaşırsın. İnsan olmanın erdemine.



İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür, kendine kör bakar... Bil ki; Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar...



İnsan sözünü yağmur gibi yumuşakça indirmeli kulaklara,; Kırıp dökmemeli, damla damla söylemeli, ince ince sevmeli...



Sabır iki kısımdır; Belaya sabır iyi ve güzeldir. Bundan daha güzeli haramlara karşı sabırdır.



Benim seni sevdiğime dair benden delil isteme! Zira kalpten kalbe yol vardır. Sen, kendi kalbine bak; Eğer sen beni seviyorsan, ben de seni seviyorum demektir.



Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun. Kusuru örtmeyi marifet edin kendine. İşte o zaman kusursuz olursun.



Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili...Bir yaradanı görmeden sevmedik mi?



Unutmayın! Bu dünyada yaşamıyoruz, bu dünyadan geçiyoruz.



Yarım nefeslik bu hayatında, sevgiden başka hiçbir şeyi planlama...!



Ey insan öleceğin günü bilmiyorsun; Hiç olmazsa ölümlü olduğunu bil!



Öyle bir yerdeyim ki; Ne gitmesi mümkün, Ne kalması mümkün olan. Öylece bir yerdeyim işte... Vazgeçmekle direnmek arasında. Akla karanın tam ortasındayım...Kaybetmenin arifesinde. Yeni bir hayatın eşiğindeyim...Kalsam canım yanacak, gitsen hayatım.



Gel dediğin nedir senin? Üç beş diken, biraz yaprak... Ömür var ya ömür, çok sevdiğin! Üç beş nefes ,sonra toprak.





Gerek yok her sözü laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.



Güzeli güzel yapan edeptir; Edep ise güzeli sevmeye sebeptir.



Gözlerinin gördüğünü, yüreğinin gördüğüne değişiyorsan eyvallah! Yüreğinin gördüğünü gözlerinin gördüğüne değişiyorsan eyvah, eyvah!



Sabret ki her şey hissettiğin gibi olsun. Sabret ki her şey gönlünce olsun.



Yar Rabbi! Gül gibi görünüp diken gibi batandan. Dost gibi görünüp yılın gibi sokandan sana sığınırım.



Küsmek ve darılmak bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.



Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük bir başka bahar için sadece yaprak döktük.



Çaresizlik; Allah'tan gelen en güzel işarettir. Duanın vaktinin geldiğini gösterir. Süzülüyorsa gözünden yaşlar, hüzünlüyse güzel yüzün, Rabbin seni özlemiş, sesini duymak istemiş demektir!...



Dert insanın yokluğa götüren rahvan attır.



Dikenden gül bitiren, kışıda bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederide sevinç haline sokabilir.



Bin kez kırdılar dallarımızı, bin kez budadılar. Yine çiçekteyiz işte, Yine meyvedeyiz...





Cahille girme münakaşaya. Ya sinirin zıplatır tavana, ya da yazık olur adabına.



Bazen bir kelebeğin ömrü kadardır hayat...Ne kırmaya gelir, ne de kırılmaya...



Her şey üstüne gelip,seni dayanayacağın bir noktaya getirdiğinde. Sakın vazgeçme!... İşte orası kaderinin değişeceği noktadır!



Dilin aşkı yorumlaması güzeldir ama dile gelmeyen aşk daha güzeldir.



Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama; Gül başka, leş başka kokar.



Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır...Her peygamberin verdiği öğüt aynıdır; "Sana ayna olacak insanı bul".



Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol.



Gül verenin elinde gül kokusu kalır.



Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim yere düşen edebinizi çiğnememek.





Ey nefsim! Seni sen yapan benim, beni de ben yapan sensin. Ya yola gel beraber gidelim ya da yoldan çekil ben Hakk'a gideyim.



Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.



Asıl yar Yaradandır. Gerisi Yaralayan'dır...



Rızkını dert etme. Çünkü o seni, senin onu aradığından daha çok aramaktadır.



Gönül gözüyle gören hiçbir insanı kandıramazsınız, sizi açık bir kitap gibi okur!



Edepli, edebinden susar. Edepsiz ben susturdum zanneder.



Hayat arka arka dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme, aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gösterecektir.



Kuzgun bağda kuzgunca bağırır ama bülbül kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?



Nasibinde varsa, alırsın karıncada bile ders. Nasibinde yoksa, bütün cihan önüne serilse sana ters.



Bir delil ile 40 alimi yendim, 40 delil ile bir cahili yenemedim.



Dua ederken O'na kırık bir günülle el kaldır. Çünkü Allah'ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.



Dünyayı ahirete götüremeyeceğine göre...Öyle yaşa ki dünya seni ahirete götürsün.



Ağaç dalındayken bilmezmiş yaprağın kıymetini. Düşünce anlarmış onu ne çok sevdiğini.



Ey gönül ses etme! Bekle! Ya nasip de Rabbine bırak!



Sevdiklerinize gül verin. Gülünüz yoksa gülüverin.



Sen kendin fâni iken, dertlerin nasıl bâki kalsın?



Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.



Her şey vaktini bekler, ne gül vaktinden önce açar, ne güneş vaktinden erken doğar. Bekle senin olan sana gelecektir.



İki şeyi asla unutma. Allah'ı ve Ölümü. İki şeyi de unut; Yaptığın iyiliği, gördüğün kötülüğü.



Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer.



Ahmaklara verilecek cevap sükûttan ibarettir.



Hayat bir nefestir, aldığın kadar; Hayat bir kafestir, kaldığın kadar; Hayat bir hevestir, daldığın kadar!



Susmalıyım belkide. Kefenleyip tüm kelimeleri, cümleleri, öylece mısraları gömmeliyim. Ne sahibim bu yerde nede kiracı, Sadece bir ömürlük misafirim ben. Yüreğimiz kıymet bilene emanet...



Sen uzattığın eli tutmayan ele mi dargınsın, yoksa onu tutmayacak birine uzattığın için kendine mi kızgınsın?



Bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden, bari bir gönül yıkılmasın dilinden.



Varsın olmasın hayatta her istediğimiz. Biz olana "Elhamdülillah" olmayana "Eyvallah" demesinde biliriz.



Acı, acıyla iyileşir. Aşk ise daha büyük bir aşkla.



Vakit, geçip geri gelmeyendir. Ölünce uyanır insan, sen erken davran. Ölmeden önce uyan.



Gülmeler, ağlamalarda gizlidir. Ey sâf ve temiz kişi defineyi yıkık yerlerde ara.



Kar gibi yağıp yeryüzünü kaplasan da güneşin varlığıyla yok olup gidersin.



Eğer bir gün çok büyük bir derdin olursa; Rabbine dönüp "Büyük bir derdim var" deme. Derdine dönüp "Büyük bir Rabbim var" de!



Şikayetçi kötü huyludur. İyi huylu şikâyet etmez. Tahammül eder.



Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor. Şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.



İnsanda güzel olan yüzüdür. Yüzde güzel olan gözüdür. Ama insanı, insan yapan ağzından çıkan sözüdür.



Misafir gelecekmiş gibi evini, ölüm gelecekmiş gibi kalbini temiz tut.



Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.



Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.



Zor diyorsun, zor olacak ki imtihan olsun.



İnsanı gördüklerinden ibaret sayma, göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi, dışı sadece bir manzara.



Kişi kim olduğunu bilmek isterse, kimleri sevdiğine baksın.



Sevgide fedakarlık yolunu bulamayanları asla gönül kapınızdan içeri sokmayın.



Aldırma söylenenlere: Varsan, görenler seni bir ot sansın. Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın.



Sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum toprağa gizlenirse yeşerir.



Ey gönül tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir sevgiliyi aramakla geçiyor.



Nasip; İstenen değil, hep verilen...! Nasip getirmiş Çin'den Yemen'den. Nasip değilse; Senin olsa bile kayar gidermiş elinden...



Ey can; Kimseyi kırma. Sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama, gönül her söz kaldıramaz.



"İyi değil" demek ne haddimize...! "Şükürler olsun" her halimize...



Bir günah işlediğinde hemen tövbe et. İnsan suya düştüğü için değil, sudan çıkamadığı için boğulur.



Aşk'ı zikretmek için: Söz dudağa gelmeden önce...Cemre gibi, yüreğe düşmelidir.



Senin aşktan yana nasibin varsa; Dokunsan da yanacaksın dokunmasan da. İyi bil ki; bazıları hasrette yanar, bazıları vuslatta.



Düşünce konuşmana, konuşman hareketine, hareketin kaderine yansır. Güzel düşün, güzel yaşa...



Öğreneceksin yüreğim, öğreneceksin. Dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu...



Kaderde ne ise odur etme merak. Uyma kendi nefsine.Hakkın emrine bırak. Altından ağacın olsa, zümrütten yaprak. Akîbet gözünü doyurur bir avuç toprak...



Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki "kim o" de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.



Derdimi seviyorum. Biliyorum ki derdimi veren de beni seviyor. Seven sevdiğinin nazını ölçüyor. Sevilen çekmesinde neylesin.



İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.



Bir günlü mü kırdın; ağlamalısın. Hele özür delimesini bilmiyorsan; senden dost olmaz. Senden yâren olmaz. Ya incittiğin, kırdığın gönlü Allah seviyorsa, Resullah (s.a.v) seviyorsa, hatta arz-ü sema dahi seviyorsa! Nerden bileceksin, bilmiyorsun. Bilseydin ödon kopardı dokunmaktan..



İyiyi de kötüyü de kendinde ara! Musa'da sensin, Firavun da. Her ne arıyorsan; Kendinde ara!



Herkes fıtratına uygun kişilerle olması gereken yerdedir. Ne kargayı gül bahçesine, ne de bülbülü çöplüğe alıştırabilirsin.



Görmeyinci tükenseydi sevgiler, insan varlığı boyunca görmediği Rabbine böylesi muhabbet duyar mıydı?



Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.



Gönül, han değil dergahtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!



Hiçbir zaman geç kalmadınız. Kaç kere yoldan dönmüş de olsanız, kaç kere döndürülmüş de olsanız, dünyanın bütün günahını taşıyor da olsanız, hayatınızdaki her şeyden kendinizi suçlu hissediyor de olsanız, kendinizin "Yüreğiniz" tarafından kabul edileceğine inanmıyor olsanız da siz yine de kendinize, yüreğinize yürüyünüz...Hiç kimse size inanmasa da, siz kendinize inanın.



Her olayı hayır bil, her geceyi Kadir bil, her geleni Hızır bil.



Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.



Ey Gönül! Dikkat et, âhir zaman bu. Nefsine uyup da sûrete aldanma! İblisin bile mâşallah dediği kullar var...Seveceksen sev vefâ nedir, takvâ nedir bileni. İçinde Cennet saklayan virane kullar var!



Kırılmış bir kalbin hesabı, bu dünyaya ağır gelir...



Sükut, incelik, edep ve zarafet. İnsanı, her gittiği yerde sultan yapar.



Sen benim; Yaradan'dan ötürü yaradılanı sevişim. Bir adım gelene on adım gidişimsin. Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin. Sen benim; Bugünüme şükür ve...Yarınıma dua edişim, azla yetinişim, çoğu göz dikmeyişimsin ve kapanmayan avuç içimsin.



İnsanoğlu dünyayı zapt eder, ama ağzını zapt edemez.



Sizi üzünlere hala selam veriyorsanız, bu vicdanınızın sadakasıdır.



Küle döndüysen; Yeniden güle dönmeyi bekle...Ve; Geçmişte kaç kere küle dönüştüğüne değil; Kaç kere küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla...!



Ey affetmeyi seven Rabbim, sil göz yaşlarımı...Sen teselli et beni, serinlik sun şu bağrıma...Vardır bunda da bir hayır...Hayırlı kederlerimi sen sevdir bana!...Tıpkı geceye saçılan yıldızlar gibi, ömrüme ışık olsun. Sıkın anlarımda ettiğim dualar...Hüzünlerde olgunlaşır beni...Cahalim çok cahilim... Sen yolum ol, sen sonum ol.



Zannetmeden önce "Öğren", yargılamadan önce "Anla", yaralamadan önce "Hisset", konuşmadan önce "Düşün".



Sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki herşey gönlünce olsun.



Hiçbir zaman geç kalmadınız. Kaç kere yoldan dönmüş de olsanız, kaç kere döndürülmüş de olsanız, dünyanın bütün günahını taşıyor da olsanız, hayatınızdaki her şeyden kendinizi suçlu hissediyor de olsanız, kendinizin "Yüreğiniz" tarafından kabul edileceğine inanmıyor olsanız da siz yine ne kendinize, yüreğinize yürüyünüz...Hiç kimse size inanmasa da , siz kendinize inanın.



Gönül ile aklı koydum kafese...Biri "ümit" diyor, biri "kes" diyor...Çırpındıkça kaldım nefes nefese. Biri "dayan" diyor, biri "pes" diyor. Yüreğim döndükçe döndüm ak kara...Sabrım demir aldı, yelkenler fora...! Gitmek istiyorum çok uzaklara, biri "aman" diyor, biri "es" diyor.



Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cam'a bakar, özünü görmek isteyen can'a bakar.





Öyle bir yerdeyim ki; Ne gitmesi mümkün, ne kalması mümkün olan. Öylece bir yerdem işte...Vazgeçmekle direnmek arasında. Aklâ karanın tam ortasındayım...Kaybetmenin arifesinde. Yeni bir hayatın eşiğindeyim...Kalsam canım yanacak, Gitsem Hayatım...



Eğriyi kendinde arayan doğruyu kalbinde bulur.



Vur uykumu zincirlere vur..! Geçmesin anlar...Varmaz gecenin farkına varamaz uyuyanlar...!



Gül suya aşık olur...Suya der ki seni seviyorum, suda bende seni seviyorum der. Aradan zaman geçer tekrar gül suya der ki seni seviyorum...Su, dedim ya; Bende seni seviyorum...Gül hastalanır ve solar...Su buna dayanamayıp doktor çağırır. Doktor gülü muayene eder ve gül için umutsuz der...Su merak eder, neyi var diye sorar? Doktor bir şeyi yok, susuz kalmış der...Su anlar ki! Aşk sadece seni seviyorum demek değildir. Sana, her şeyini verebileceğini inandığın insanı sevebilmektir.



Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme. Gönlüm duyguların anlatamadığı için kızarken dilime; Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme...



Üzülme! Ayağına batan dikenler aradığın gülün habercisidir.



Cahil insan davul gibidir. Sesi çoktur, fakat içi boştur.



Seni sevmeyene fazla sabır gösterme. Sabrın adı yüzsüzlük olur. Bu kadarla kalmaz, fedakarlığın eziklik sevginde kişiliksiz olur.



Mutsuzum diye bahane arama. Rabbin o kadar güzellikler vermiş ki; Uyan da kalp gözünü arala...



İyiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, belki o zaman kalbim kurtulur.



Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.



Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz.







https://bylge-images.s3-eu-west-1.amazonaws.com/next-eb863140-8da2-11ea-88e5-c3989f1eeaf7.jpeg
İstanbul

En güzel sözlerin ustası...

https://bylge-images.s3-eu-west-1.amazonaws.com/next-eb863140-8da2-11ea-88e5-c3989f1eeaf7.jpegİstanbul senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰