Osmanlı'nın En Çok Konuşulan Valide Sultanı:Hürrem Sultan

05/01/20204 dakikalık okuma

Hürrem Sultan veya diğer bir adıyla Haseki Sultan, 1504 - 1558 yılları arasında yaşamıştır. Hürrem Sultan'ın asıl adı tam olarak bilinmemekle beraber, genel kanı Alexandra Lisowsk olduğudur. Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra tahta geçen Padişah II.Selim ‘in annesidir. Günümüzde adı Hürrem Sultan olarak bilinsede adının doğru yazılışı Hurrem’dir.



Hürrem Sultan ‘ın milliyeti konusunda tarihçiler arasında tam olarak bir ittifak yoktur. Bu konu hakkında günümüze kadar gelen belgeler ise bu konunun aydınlatılması için yeterli olmamıştır. Ancak, görüşler arasında bir Rus papazının kızı olduğu ağır basmaktadır, az sayıdaki tarihçiye göre ise İtalyan ve Fransız kökenli olduğudur.



Hürrem Sultan’ın çok güzel bir kadın olmadığı ve anadolu'daki diğer cariyeleri göre ise daha ufak tefek olduğu söylenir. Hurrem Sultan, yeşil gözlü, çok uzun boylu olmayan ve beyaz tenli bir kadındı. Günümüze kadar ulaşan portreleri ise birbirinden farklılık göstermektedir, tarihçiler göre bu portlerin hiçbiri Hürrem Sultan’ın bire bir yansıtmadığı görüşündedir, portlerini birbirinden farklı olması da bu görüşü destekler niteliktedir.



Hareme girdikten üstün zekası, ılımlı ve yumuşak tavrı, konuşmayı ve yazmayı çok iyi bilmesi ile diğer cariyelerden ayrılmış, bu özellikleri Kanuni’nin gözünde Hürrem ‘i ayrı bir noktaya taşımıştır. Nihayetinde ise Kanuni Sultan Süleyman ile nikahlanmış ve yasal eş konumuna yükselmiştir.



Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem'i yasal eş olarak kabul ettiği zaman aslında bu zamana kadar Osmanlı geleneklerinde görülmemiş bir şey yapmıştır. Hurrem Sultan, Osmanlı padişahı tarafından azat edilip yasal eş yapılan ilk köle cariye olmuştur.



Hurrem Sultan, günümüze ulaşan mektuplarından yola çıkarak, Kanuni ’ye aşırı sevgi, tutku ve aşk ile bağlı olduğu açıktır. 16.yüzyılda Osmanlı topraklarında bilinen bir kişi olmasının yanı sıra Avrupa içinde bir o kadar ünlü bir simaydı. Hurrem Sultan, avrupa kıtasında Roxolana ismiyle anılmış,hayatı romanlara, tiyatro oyunlarına, opera eserlerine, resim ve müzik gibi birçok sanat çalışmasına kaynaklık etmiştir.



Hürrem‘in Kanuni ile evlenmesinden sürekli olarak yükselişi ve yönetimde söz sahibi olması Osmanlı içinde çoğu kişiyi rahatsız etmiştir, kendisi ve oğulları hem halk arasında hem de sarayda çok benimsenmemiştir. Ancak Kanuni ‘nin Hürrem ‘e olan bilinen sevgisinden dolayı kimse bu konuda konuşmaya cesaret edememiştir. Hatta, halk arasında Hürrem’in Padişahı aşk muskaları ve büyülerle elinde tuttuğu söylene gelmiştir.



Osmanlıda valide sultanlar elde ettikleri servetleri her zaman kendileri ve çevreleri için harcamamış, çoğunlukla gelirlerine hayır işlerine kullanmış, kendi dönemlerinden günümüze ulaşan sayısıyız eser kazandırmışlardır. Bunların arasında hanım vakıflarının sayısı bakımından Hurrem Sultan’ın yaptırdığı cami, medrese, imaret, darüşşifa ve kervansaraya sayısı hayli fazladır. Haseki Sultan, günümüze kadar ulaşan sayısız eser bırakmıştır. Bunlardan en önemlisi günümüzde hala aktif olarak çalışan kendi adıyla yaptırmış olduğu Haseki Hastanesidir.



Hurrem, devlet yönetiminde bu zamana kadar hiçbir kadına nasip olmamış kadar bir gücüde elinde bulundurmuştur. Çeşitli ülkedeki devlet adamlarıyla yazışmalar yapmış, elçileri kabul etmiş ve misafirlere devlet adına çeşitli hediyeler ihsan etmiştir. Osmanlılar döneminde kadının devlet yönetimindeki rolü her zaman tartışmalı olmuştur. Kadınların devlet yönetiminde fazla söz sahibi olması halk ve yönetenler arasında hiçbir zaman hoş karşılanmamıştır.



Valide Sultanların politik nüfus sahibi olmalarının ilk olarak Hurrem Sultan ile başlandığı bilinmektedir. Bu dönemde Haseki Sultan’ın elde ettiği güç ileriki dönemlerde “Kadınlar Sultanlığı” devrini başlatmış, güçlü hasekiler padişahlar üzerinde nüfuslarını kullanarak imparatorluğunu zayıflamasına neden olduğu öne sürülmüştür. Haseki Sultan, padişahın gözdesi olduğu kadar dini yönü de çok güçlü bir kişilikti. Özellikle, hilalin bütün dünyaya hakim olması için çabalamış ve hatta kendilerini Hristiyanlığı koruyucusu olarak gören ve azılı Türk düşmanı olan Rodos Şövalyelerine sefere gidilmesini teşvik etmiştir.



Hurrem Sultan’ın üzerinden yapılan tartışmaların başında Şehzade Mustafa’nın ölümü gelir. Ancak bu olay günümüzde açıklığa tam olarak kavuşturalamamış ve hep gölgede kalmıştır. Hurrem ‘in Şehzade Mustafa’nın öldürttüğü iddiası hiçbir zaman gerçeği yansıtmamaktadır. Bu konuda ki elimize ulaşan net bilgiler bulunmamakta, yazılan ve söylenenler ise dedikodudan öteye gitmemektedir. Hurrem ‘in Şehzade Mustafa'yı sevmediği ve hatta ondan korktuğu bir gerçekti, çünkü Şehzade Mustafa eğer tahta geçerse kardeş katlı geleneği nedeniyle oğullarının tamamını öldürecekti. Ancak Kanuni Sultan Süleymana öldürmesi için bir takım entrikalar çevirdiği konusu hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.



Hürrem Sultan, 15 Nisan 1558’de İstanbul’da hayatını kaybetti.Büyük bir cenaze töreninin ardından Süleymaniye Camii avlusuna gömüldü. Mezarı üzerine türbesi eşi Süleyman tarafından yaptırıldı.



Küçük bir destek binlerce beğeniden değerlidir
https://bylge-images.s3.amazonaws.com/sky_quote_05.jpg
Biographiest

Akıllı insanlar, biyografi okumayı ihmal etmeyenlerdir...

İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰