Son günlerdeki intihar vakaları üzerine. Türkiye’de neler oluyor

05/01/20202 dakikalık okuma

Son günlerdeki intihar vakaları üzerine. Türkiye’de neler oluyor?

Önceki gün 4 yetişkin kardeş evlerinde ölü bulunuyor. 4 tane kardeşin birlikte bu hayattan vazgeçip gitmesi yeteri kadar dehşete düşürücü iken daha fena bir gelişmeyle sarsılıyoruz. Antalya’da başka bir evde bir babanın, iki çocuğunun ve eşinin cansız bedeni bulunuyor. Baba, cansız evlatlarının minik elleri avucunda sımsıkı tutarak gitmiş bu diyardan, yanında ailesini de götürerek..



Son zamanlarda rastladığım en acı tablo. Bu cansız bedenlerin arkasından eminim çok konuşulacak, intihar ettikleri için Allah’tan önce bu insanları cehenneme göndermeye çalışanlar olacak, acıları bilmeden, alçakça, peşinen hükümle. Bir insana kodlanmış en temel içgüdü yaşama içgüdüsüdür ve en temel sağlıklı ruh halinin belirtisidir. Bu güdüden mahrum kalan insanın zaten ruh sağlığı tamamen çökmüş olacağından ve Yaratıcı kimseyi gücünden fazlası ile sınamayacağından bu bünyelerin imtihan dışında kalacağı sonucu çıkarılabilir.



Asıl tartışılması gereken bir babaya ailesini yok etmeye iten neden nedir? Dört kardeşin tam bir mutabakatla ölüm fermanlarını imzalamaları için ne olmuş olması gerekir? Veda mektuplarından her iki vakanın da ekonomik sebeplerden olduğu sonucu çıkıyor. Çocuklarına temel insani imkanları bulamadığından ailesinin ve kendisinin katili olan baba, imkansızlıklardan onurları ezile ezile yaşama sevinçlerini kaybeden kardeşler.



Bu insanları suçlayabiliriz. Mücadele etmek varken kaçıp gittiklerini de düşünebiliriz ki makul bir tarafı da var bence bu düşüncenin. Ama bunu düşünürken bu insanların çaresizliğini teğet geçmemek lazım, dolayısıyla bu çaresizliğe sebebiyet veren ana nedenlere yoğunlaşmak gerekiyor. Ancak derin bir ümitsizlik kaplıyor insanın içini bu düşüncelere garkolmuş bir haldeyken. Nerden baksan elinde kalan bir düzen tarafından yutulmuş hissediyor insan kendisini, içi iğne dolu bir fıçının içindeymişçesine.



Bir düzenin ayakta kalması için çoğunluğun arkasında olması gerekir. Dolayısıyla aslında direk çoğunluk sorunludur. Çünkü bu çoğunluk;

Evinin duvarına ‘Mülk Allah’ındır’ yazıp 2 ay kirasını geciktiren asgari ücretli kiracısını kapı dışarı etti.

Asgari ücretlinin çocuğunun çorba parasının elinden alınmasına bir şey demedi, yat alan zenginden hiç vergi alınmamasını kınamadı.

Saraylarda yaşayanlara ‘Helal olsun, Mülk suresini ne güzel okuyor’ dedi.

Yan komşusu çöpten çürük domatesleri toplarken o Çamlıca camisinin bir adet avizesinin fiyatıyla gururlandı.

Ve bütün bunları yaparken dilinden Ömer’in yamalı gömleğini, peygamberin yüzündeki hasır izini hiç düşürmedi.



‘Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez’ 13/11









https://bylge-images.s3.amazonaws.com/werther.pngacılı werther senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰