Son Olaylar Işığında İran

05/01/20204 dakikalık okuma





Bu hafta aslında iç siyasetle veya asya ülkeleriyle ilgili bir makale yazmak istiyordum ancak İran’da yaşanan son olaylar beni bu makaleye yazmaya itti.

Amerika’nın Nükleer Antlaşmadan çekilmesiyle birlikte zaten zorda olan İran ekonomisi iyice köşeye sıkışmaya başladı. Son olarak benzine yapılan %300’lük akaryakıt zammı ülkede gergin olan tansiyonu biraz daha yükseltti. Bu arada akaryakıt zammı, Ruhani hükümeti tarafından değil Humeyni’nin kurmuş olduğu bir alt konsey tarafından yapıldı. Aslında bu zam, Ruhani hükümetinide zor duruma düşürdü desek yalan söylemiş olmayız. Humeyni tarafından alınmış bir kararın zaten İran Hükümeti tarafından sorgulanması da şu anki şartlara göre pek mümkün gözükmüyor.

Bu karardan sonra, ülkenin sadece belirli bir kısmında değil, ülkenin bütün yerleşim yerinde hükümete ve Humeyni’ye karşı protestolar başladı. Protestoların başlangıçta, hem hükümet tarafından hemde Devrim Muhafızlarından çok ciddiye alınmadı. Çünkü ilk başlarda sadece geçici bir protesto gösterisi olarak ele aldılar konuyu. Ancak protestoların çok fazla yerleşim yerine sıçraması ve git gide bütün ülkeye yayılması, konunun biraz daha ciddi olduğunu gösterdi.

Protestoların büyümesinden sonra ilk yapılan icraat, internetin fişini çekmek oldu. İnternet, ülke çapında kullanılamaz hale geldi. Kendi iç hatlarını saymazsak nerdeyse insanların birbiriyle iletişimi sıfırlandı. Kim Jong-Un’ a nasib olacak bir eylem, 2019 yılında İran’a nasib oldu. İnternet kesilmesindeki temel amaç, protestocular arasındaki iletişimi koparmaktı ancak aldıkları sonuç istedikleri gibi olmadı. İnternetin ülke çapında kullanılamaz hale gelmesi sadece protestocuların iletişimini kesmedi, ülkedeki tüm halkın dış dünyayla olan iletişimi de kopmuş oldu. Öğrenciler üniversite sistemlerine ulaşamadı. çalışanlar işlerini yapamadı, anneler çocuklarına ulaşamadı. Büyük internet kesintisinden sonra İran İletişim ve Teknoloji Bakanı, internet bizim için zorunlu ve gerekli minvalinde bir açıklama yaptı. Son gelen haberlere göre ise internet altyapısı eski haline dönmüş gözüküyor. İnsanlar bu rejime bir şey anlatamasada, yaşananlar gereken dersleri veriyor. Ama bu derslerden bir sonuç çıkardıklarını sanmıyorum.

Protestoların temelinde, hükümeti veya rejimi devirmek gibi bir iddia şu anda görünen kısmıyla yok. Halkın temel olarak sıkıntısı, geçim. Ülkede özellikle temel ihtiyaçların karşılanmasında ciddi sıkıntı var. Halk, bu sorunların bir an önce çözülmesini istiyor. Protestolar böyle başladı ve böylede sürüyordu. Ancak ülkeden gelen son haberlere göre artık protestolar durma noktasına kadar gelmiş, iyiki de durmuş diyorum çünkü rejim insan öldürmekten çekinmiyor ve öldürmeye de devam edecekti. Klasikleşmiş bir yalanın arkasına sığınarak insan öldürmeyi meşru kılmaya başlamışlardı:” ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın İran’ı karıştırmak istiyor”.

Protestoların git gide arttığını gören Ruhani ve Humeyni’nin gösteriler karşısında ilk aldıkları önlem, güvenlik güçlerini protestocuların karşısına çıkarmak oldu. Güvenlik güçleri, protestocuları durdurmak için ilk önce, göz yaşartıcı bomba ve job kullandılar. Ancak protestoların bu önlemlere rağmen yavaşlamamış olması, silahların meydan çıkmasını tetikledi. Ortadoğu çoğrafyasında yer alan her zalim hükümet gibi, silah kullanmaya ve kan akıtmaya başvurdular. Af Örgütüne göre son protestolar sonucunda ölen kişi sayısı 120, İran’daki iç kaynaklara göre ise 200 civarında olduğu varsayılıyor.



Yukarıdaki anlattıklarım İran’da yaşanan olayların kısa bir özetiydi. Kısaca kendimde bu konu hakkında bir kaç kelam etmek istiyorum. Biliyorsunuz ki İran 1979 yılından beri sürekli olarak ambargo altında hayatını idame ettirmeye çalışıyor kimi zaman dünya ile barışık kimi zaman ise küs. Benim aklıma takılan bir soru var? Bu kadar yıldır kendine kapalı bir ülke, ayrıca dünyanın en büyük 3. petrol rezervine, 4.doğal gaz rezervine sahip, nasıl olurda ne eğitimde ne de bilimde bir adım ileriye gidemez. Bu ülkeyi yöneten insanların hiç mi suçu yok? Hala başka devletlere suç atma, hakkını aramaya çalışanları ajan ve terorist ilan ederek rejimini meşru kılma çabası içindeler.

İran’da bu protestolara ilk değil, son dönemde sık sık karşılaştığımız bir sahne. Bundan önce yakın tarihlerde birkaç büyük çaplı gösteri olmuştu. Örneğin; 2018 yılında ülkedeki işsizlikten dolayı ortalık karışmış, 2008 yılında da çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu bir protesto dalgasıyla karşılaşmışlardı.

Rejim, öldüre öldüre nereye kadar gidecek merak ediyorum. İnsanların, hükümeti ve rejimi devirmek gibi bir düşünceyle sokağa çıktıklarını düşünmüyorum. İnsanlar çaresiz, insanlar aç. Son bir ümit, bir şeylerin değişmesi için sesini duyurmaya çalışıyorlar. İran, bu dönemden sonra yine sallanmaya devam edecek gibi duruyor. Kısa vadede rejim değişmese bile uzun vadede ben büyük bir çalkantının İran’ı vuracağını düşünüyorum. Yönetim tarzları sürdürülebilir değil çünkü insanlar aç kalmaya ve ölmeye başladıkları zaman artık kaybedecekleri bir şey kalmadığını düşünebilir ve sizde bunun altında kalabilirsiniz.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/city-1487891_1920.jpg
flexbox

Apolitik Düşünce

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/city-1487891_1920.jpgflexbox senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰