Teknolojinin Estetikleşmiş Hali: iMac

05/01/20203 dakikalık okuma











Jobs-Ive(baş tasarımcı) işbirliğinin ilk büyük tasarım başarısı, Mayıs 1998’de piyasaya sürülen ve hedef kitlesi ev kullanıcıları olan iMac adlı masaüstü bilgisayardı. Jobs bazı koşullar öne sürmüştü. iMac’in kutudan çıkarılır çıkarılmaz kullanılabilecek basitlikte, klavyesi, monitörü ve bilgisayarı bir arada bir ürün olması gerekiyordu. Markanın alametifarikası olan belirgin bir tasarıma sahip olmalıydı. Dolayısıyla tasarımla mühendisliğin el ele gitmesi gerekiyordu. Apple’ın lüks ve pahalı profesyonel bilgisayarı Power Mac G3’ün mikroişlemcisiyle başka parçalarını önerilen yeni makinede kullanılabilecek şekilde değiştirdi. Yeni makinenin bir sabit diski ve kompakt disk tepsisi olacaktı.

Ive ve baş yardımcısı Danny Coster fütüristik tasarım taslakları çizmeye başladılar. Baştaürettikleri bir düzine köpük modelin hepsi Jobs tarafından kabaca reddedildi. Hiçbir modelin tam anlamıyla uygun olmadığını kabul etti, ama gelecek vaat eden bir tanesine dikkat çekti. Kıvrımlı, oyuncu görünüşlü bu model masaya mıhlanmış, kımıldatılamaz bir taş levha gibi görünmüyordu. Masaüstüne yeni gelmiş ya da sıçrayıp bir yerlere gitmek üzereymiş hissi veriyordu. Jobs Apple reklamlarında farklı düşünebilmenin muhteşemliğini kutluyordu. Ive’la Coster’ın önerdikleri plastik kasanın rengi bondi mavisiydi ve yarı saydam olduğundan makinenin içi görülebiliyordu. “Bilgisayarın bukalemun gibi olduğu, ihtiyaçlarınıza göre değişebildiği hissini uyandırmaya çalışıyorduk,” dedi Ive. “Yarı saydamlık bu yüzden hoşumuza gitti. Renkli ve canlıydı. Ayrıca fırlama görünüyordu.” Yarı saydamlık, bilgisayarın iç mühendisliğini dış tasarımıyla hem metaforik bir şekilde, hem de gerçekten birleştiriyordu. Jobs devre kartlarındaki çiplerin düzgünce dizilmesinde diretmişti hep, asla görülmeyecek olmalarına karşın. Şimdiyse görüneceklerdi. Kasa bilgisayarın bütün bileşenlerine ve bir araya getirilmelerine gösterilen özeni görünür kılacaktı. Oyuncu tasarım sade görünürken bir yandan da gerçek sadeliğin içerdiği derinliği sergileyecekti. Ayrıca iMac’in tepesine bir tutamaç yerleştirilmişti. İşlevselden çok eğlenceli ve semiyotikti bu iMac bir masaüstü bilgisayardı.

Sahnenin ortasındaki masanın üstündeki örtüyü çekip alarak yeni iMac’i sergiledi; ışıklar tam zamanında yanınca bilgisayar ışıl ışıl parladı. Jobs fareye basınca, orijinal Macintosh’un tanıtımında olduğu gibi, ekranda bilgisayarın yapabileceği bütün muhteşem şeyleri gösteren görüntüler belirdi peş peşe.



Forbes:iMac “endüstriyi değiştiren bir başarı."



Jobs bir kez daha yeni bir ikonik ürün üretmişti; bu seferki yeni bir milenyumun habercisiydi. “Farklı düşün” sözünün vaadini yerine getiriyordu. Bej kutular, bir sürü kablolu monitörler ve kalın kullanım kılavuzları yerine burada dokununca pürüzsüz gelen ve göze kızılgerdan yumurtası gibi hoş görünen, dostane ve atılgan bir ev aygıtı vardı. Onu küçük, şirin tutamacından tutup kaldırarak zarif, beyaz kutusundan çıkarır çıkarmaz bir duvar prizine bağlayabiliyordunuz. Bilgisayarlardan korkan insanlar artık bilgisayar istiyorlardı; onu başkaları tarafından görülebileceği bir odaya koymak istiyorlardı.

Newsweek’te;"yıllardır piyasaya sürülen en havalı görünüşlü bilgisayar olamasının yanı sıra, Silikon Vadisi'nin eski rüya şirketi uyurgezerlikten kurtuldu.

Newsweek;"yıllardır piyasaya sürülen en havalı görünüşlü bilgisayar olamasının yanı sıra, Silikon Vadisi'nin eski rüya şirketi uyurgezerlikten kurtulduğunun gururla ilanı."



iMac Ağustos 1998’de 1.299 dolardan satışa sunuldu. İlk altı haftada 278.000 adet satıldı, senenin sonundaysa satışları 800.000’i buldu; böylece Apple’ın gelmiş geçmiş en hızlı satılan bilgisayarı oldu.



KAYNAK: STEVE JOBS-WALTER ISAACSON

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/maxresdefault.jpgbürküt senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰