Uruguay Hakkında Genel Bilgiler

05/01/20207 dakikalık okuma

DEMOGRAFİ, NÜFUS VE DİL

Uruguay'ın resmi adı Uruguay Doğu Cumhuriyetidir. Güney Amerika kıtasında yer alan ülke, doğusundan Atlantik Okyanusuna, kuzeyinden Brezilya’ya, güneyinden ise Arjantin ile komşudur. Uruguay ismi, ülkeni bazı bölgelerinden yerel halk tarafından hala konuşulan Guarani dilinde “Kuşların Yaşadığı Irmak” anlamına gelmektedir.



Ülkenin nüfusu 2011 yılında yapılan nüfus sayımına göre 3,3 milyon civarındadır. Nüfus genel olarak ülkenin güneyinden yer alan ülkenin başkenti ve en büyük şehri olan Montevideo tarafından yoğunlaşmıştır(1,3 Milyon). Uruguay 68,037 km2 yüzölçümü ile güney amerika ülkeleri arasında en küçük ikinci ülke konumundadır. Bu yüzölçümü, başkentimiz Ankara’nın iki katından biraz fazladır.



Bugün Uruguay’ı oluşturan insanların ataları, 19. ve 20. yüzyılda buraya göç etmiş olan İspanyollar ve İtalyanlardır. Ancak ülkenin kapılarını diğer ülke vatandaşlarına uyguladığı açık kapı politikası yüzünden, sayıları fazla olmasada çok farklı milletlerden insanlar hayat sürmekte olup, bu yüzden ülkede baskın bir etnik grup ağırlığı söz konusu değildir. Uruguay’daki yerli nüfus yoğunluğu bundan yaklaşık 100 yıl önce tükenmiştir, yerli nüfusunun varlığı bakımından diğer Latin ülkelerinden ayrılmaktadır. Ülkenin doğum oranı düşüktür ancak ortalama yaşam süresi yüksektir, rakamlar kadınlarda 81, erkeklerde ise 74 ‘dür.



Uruguay'ın resmi dili İspanyolcadır, Uruguay’ın konuşmuş olduğu bu İspanyolcaya bu bölgede Rioplatense veya Platellano ismiyle bilinir. İspanyolca genel olarak merkez şehirlerinde konuşulur, merkeze uzak kırsal bölgelerde ve kasabalarda Uruguaya özgü yerel Guarani dili hala konuşulmaktadır. Brezilya’ya yakın bölgelerinde ise İspanyolca ve Portekizce karışımından oluşan Brezilyaca konuşulmaktadır.





Uruguay’daki insanların büyük çoğunluğu Katolik Roma kilisesine bağlı olmakla birlikte çok az miktarda Protestan ve Yahudi nüfusu bulunmaktadır. İnsanlar genellikle din bakımından özgür olsa bile, ülke içinde genel olarak dindar kesim azdır, günlük yaşamda genellikle seküler bir yaşam sürmektedir. Dünyaya gelen her üç çocuktan birinin dini yoktur.



COĞRAFYA, DOĞAL YAŞAM VE İKLİM

Uruguay topografya olarak düz bir yapıya sahiptir. Ülke deniz seviyesinden sadece 514 metre yüksekliğe sahip olmakla birlikte, genellikle ülkeye geniş düzlük alanlar ve ağaçlıklı vadiler ile kaplıdır. Dünyamızdaki çoğu ülke gibi, Uruguay'ın doğal yaşamı da insanın doğaya karşı tahribinden nasibini almıştır. Doğal yaşamdaki hayvan çeşitliliği giderek azalıyor olsa bile, ülke içinde doğal koruma alanları ve ulusal parklar ile vahşi yaşam canlandırılmaya çalışılmaktadır.



Urugayda, özellikle geniş çayırlarda yaşamaya uygun olan zehirli ve zehirsiz yılan türlerine fazlasıyla rastlanır. Bazı bölgelerde ise kedigillerden olan puma ve jaguaralara rastlanır. En çok yaşayan hayvan türleri ise; Kurtlar, Armadillolar ve dünyanın en büyük kemirgenlerinden olan Kapibaralardır.





Ülkenin bütün yerleri yerleşmeye ve yaşamaya uygundur. Uruguay, konum olarak Güney Yarım Kürenin , Güney Ilıman Bölgesinde yer aldığından dolayı ılıman bir iklime sahiptir. Sonbahar, ilkbahar ve kış aylarında sıcaklık yaklaşık olarak 15 derece iken, yaz aylarında 40 dereceye kadar çıkmaktadır. Havalar genellikle güneşli geçmesine rağmen, ülkede dağlar ve yüksek tepeler bulunmadığından dolayı ani hava değişimlerine sıklıkla maruz kalmaktadır.



YÖNETİM, SİYASET VE SOSYAL YAŞAM

Demokrasi ile yönetilen ülkede, seçme ve seçilme yaşı 18’dir. Ülkenin Başbakanı ve Başbakan yardımcı görev süreleri beş yıldır ve arka arka iki defa seçilemezler.Ülke, basın özgürlüğü, insan hakları, demokrasi açısından diğer güney amerika ülkelerine örnek teşkil eder. En ünlü başbakanları ülkemizde de fakirliği ile tanınan Jose Mujica’dır.



Ülkenin belli başlı sektörleri devlet elinde işletilmektedir. Devlet eliyle işletilen bu işletmeler, parti değişimlerinde özellikle iş noktasında particilik ve zaman zamanda oligarşik bir yapı sergilenmesine neden olmaktadır. Bu yüzden Uruguay devleti her ne kadar global ekonomik serbest piyasaya entegre olsada, en büyük işveren kurum yine devlettir. Devlet içindeki memur atamalarında ülkemizde olduğu parti büyük etkin rol oynamaktadır.



Ülke, güney amerika ülkeleri arasında sosyal haklar, din ve basın özgürlüğü, işçi hakları ve politik çekişmeler bakımından Güney Amerika’nın en özgür ülkesidir. Uruguay her ne kadar özgürlük alanları geniş olsada, aynı ülkemizdeki gibi ülke iki kutuplu bir topluma sahiptir. Bu ayrım yukarıda da ifade ettiğimi gibi büyük iki farklı siyasi parti olan kendini Merkeze konunlandırmış olana Colorado Partisinin ve sağcı olan Ulusal Parti’nin varlığına zorunlu kılmıştır. Solda ise çok farklı partinin oluşturmuş olduğu bir koalisyon mevcuttur.



Gelir bakımından diğer kapitalizm ve liberal ülkelerden çok farklı bir konumda olmayan ülke, Metropollerinde %10-15 arasında işsizlik oranına sahip olup, hala gelirin adaletli dağıtımında sıkıntı yaşamaktadır. Zenginlik çok az insan etrafından toplanmış olup, özellikle ispanyollar döneminden kalan köklü ailelerin oluşturduğu elitist kesim ülkenin ekonomik, sosyal ve politik yapısında belirleyici konumdadır



EKONOMİ

Uruguay’ın resmi para birimi Peso’dur. Uruguay’da büyük yeşillik vadiler ve verimli topraklar, özellikle tarım ve hayvancılığın gelişmesine yardım etmiştir. Ülkenin neredeyse %90 ‘dan fazlası işlenebilir ve verimli topraklar ile kaplıdır ancak bu toprakların sadece %10’u tarım arazisi olarak işlenmektedir.Uruguay bir hayvancılık ve tarım ülkesine olmasına rağmen, kapitalizm ile birlikte gelen serbest piyasa ve refah sistemini Latin Amerika ülkeleri arasında başarılı şekilde ilk uygulayıcısıdır. Bu nedenle diğer komşu diğer ülkelerine göre ekonomik anlamda daha gelişmiştir, bu bölgede “Latin Amerika’nın İsviçresi” olarak da bilinir.



Ülkenin ekonomi olarak genellikle tarım ve hayvancılık üzerine dayalıdır. Her Uruguay vatandaşına yaklaşık olarak dört büyük baş hayvan düşmektedir, bu da ülkenin kendi kendine yetebilmesi açısından ne kadar gelişmiş olduğunu göstermektedir. Son yıllarda, turizm ülkeye ayrıca büyük gelir getirmektedir, özellikle Punta del Este çevresinde yer alan sahiller ve Montevideo şehir merkezi turistlerin en fazla uğrak yerleridir. Yer altı kaynakları bakımından fakir olan ülkede, petrol ve doğal gaz rezervleri de bulunmamaktadır. Banka, finansal Kurumlar ve üretim genellikle başkent Montevideo çevresinde yoğunlaşmıştır. İhracat kalemlerinin %90'ını tarım ve hayvancılık ürünleri oluştururken, ihracatının %50 ‘sini komşusu olan Arjantin ve Brezilya ‘ya yapmaktadır. Başlıca ithalat kalemlerini ise araçlar, elektrikli makineler, madenler ve petroldür.



TARİHİ

İlk olarak 1516 yılında Avrupalılar tarafından keşfedildiğinde,Uruguay ve çevresinde yerliler yaşamaktaydı, buraya gelen Avrupalılar bu yüzyılda Uruguay’da bir yerleşim veya koloni kurmadılar. Avrupadan göç ilk defa 1680 yılında Portekizliler tarafından yapıldı ve bu yüzyılda Avrupa'dan gelen yabancılar ülkede yerleşmeye başladılar. 1726 yılında İspanyollar Uruguay’ın kontrolünü Portekizlilerden aldılar ve bugünde en büyük şehirleri olan Montevideo’yu kurarak bu bölgede yerleşik hayata geçtiler. 1827 yılına kadar İspanyollar tarafından yönetilen ülke, bağımsızlığını 1827 ‘deki Uruguay Bağımsızlık savaşı ile kazandılar. Bağımsızlık savaşından sonra ülke içindeki iş savaş, politik çekişmeler ve diktatoryöl rejimlerden dolayı 20.yüzyılın başlarında stabil bir ülke konumundan uzak olan Uruguay, bu dönemden sonra özellikle Jose Battle y Ordonez önderliği altında hızlı bir şekilde demokratikleşmeye başladı. Ordonez ülkeye, demokratikleşmenin yanı sıra politik istikrar ve sosyal reformlar getirerek, bugünkü Uruguay’ın temellerini atmaya başladı. Bu gelişmeler sonrasında refah düzeyinde hızlı bir gelişme yaşayan Uruguay, 1950 yılına geldiği zaman refah düzeyi bakımından diğer Latin ülkelerinden ayrıldı.



1950’den sonra tekrar politik olarak istikrarsızlık yaşamaya başlayan ülke, özellikle sivillerin tutuklanmaya başlaması ve Tupamaro gerillalarının saldırılarından dolayı bir iç karışıklığa doğru sürüklendi ve sonucundan tekrar düzeni sağlamak için 1973 yılında Askeri darbe yaşamak zorunda kaldı. Askeri dönemde ülke vatandaşların çoğu insan haklarından mahrum oldu, kimileri ülkeyi terk etti ve muhalefet yapmayan kalkan insanlara ise ya işkence yapıldı ya da hapishanelere atıldı. 1973-1984 yılları arasında askeri yönetimle yönetilen ülke 10 yıl sonra, yani 1984 yılında tekrar iki farklı ana bloktan oluşan siyasi partilerle beraber demokratik seçimlere gidebildi ve demokrasi ülke çapında tekrar tahsis edildi.







https://bylge-images.s3.amazonaws.com/city-1487891_1920.jpg
flexbox

Apolitik Düşünce

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/city-1487891_1920.jpgflexbox senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰