Uzay Madenciliği

05/01/20204 dakikalık okuma



Uzay Madenciliği, teknoloji ve uzayla ilgilenen arkadaşların son zamanlarda sıkça işittiği bir terim. Gazetelerden, web sitelerinden, videolardan kimi zamanda tartışma programlarında bu konuya yeterince aşina olduk sayılır. Uzay Madenciliğinin temel iki amacı bulunuyor. Birincisi, dünyamızda ilerleyen dönemlerde yaşanacak olan su ve değerli maden sıkıntısını karşılamak ve insanoğluna yaşanabilecek yeni bir dünya oluşturmak. Diğeri ise uzayda ilerleyen yıllarda kurulacak olan kolonilere ve makinelere yeteri kadar kaynağın dünyadan değil uzaydan karşılanmasını sağlamak.

Uzay Madenciliği, tam olarak oturmuş ve fiziksel olarak çalışmış bir alan değil, bu konudaki çalışmalarda çok eskiye dayanmıyor. Özellikle son 50 yıldaki hızlı nüfus artışı ve bunun akabinde gelen insanlığın enerji ve gıda ihtiyacı, araştırmacıların bu kaynakların karşılanması için uzaya yönelmesine neden oldu. Uzay Madenciliği ile ilgili şu ana kadar yapılan çalışmaların çoğu teorik ve kağıt üzerinde , pratiğe dönüştürülmüş bir çalışma bu zaman kadar ortaya çıkmadı. Bu konuda özellikle NASA’nın uzay madenciliğinde kullanılacak olan makinelerin ve keşif araçlarının tasarımını yaptığı ve 2023 yılında bir göreve çıkacağı biliniyor. Bunun haricinde özel sektörde yine uzay madenciliği ile ilgili çalışmalarına devam ediyor. Ancak , yukarıda kağıt üzerinde olarak ifade ettiğim söz, bu zaman kadar asteroit üzerinde herhangi bir mineralin çıkartılamadığıdır.



Çoğu yenilikçi teknolojinin merkezi Amerika, bu konuda da çalışmalara öncülük ediyor. Son zamanlarda bu konu hakkında çalışan Amerikadaki firma sayısında gözle görülür şekilde artış yaşanıyor. Bu firmalar genellikle öz sermaye konularak oluşturulmuş olan firmalar değil, çoğunlukla Amerika'daki zengin yatırımcılar tarafından destekleniyor(Jeff Bezos bunlardan biri).

Asteroitler, dünya üzerinde yer alan doğal birçok elementi ve bileşeni içeriyor. Güneş Sisteminde, çapı 100 metre veya daha fazla olan yaklaşık olarak 150 Milyon asteroitin var olduğu düşünülmekte. Asteroitler üç ana gruba ayrılıyor: C-Tipi, S-Tipi ve M-Tipi. C-Tipi asteroitler kil, toprak, silikat ve silikat-demir karışımından oluşuyor, bu tip, asteroit toplamının yüzde 75’ini oluşturuyor. S-Tipi, toplamın yüzde 17’sini oluştururken geri kalan kısmıda M-Tipi asteroidler teşkil ediyor. S-Tipi ve M-Tipi Asteroitler uzay madenciliği ile ilgili çalışmalarda öncelikle çalışacak olan gruplar. Bu gruptaki asteroitler dünyada az bulunan değerli mineralleri ve elementleri içeriyor. Asteroitlerin içinde altın, platinyum, kobalt, çinko, kalay, kurşun, induyum, kurşun ve demir gibi diğer değerli materyallerin olduğunu biliniyor.



Uzay Madenciliğinin başlayabilmesi için öncelikle olarak yapılması gereken işler: asteroitler üzerinde yer alan minerallerin tanımlanması, kataloglanması ve değerlendirilmesi. Materyallerin asteroitlerden karşılanması düşünüldüğü kolay ve masrafsız bir iş değil. Şu ana kadar yapılan çalışmaların önceliğini asteroitlerin üzerinde yer alan materyallerin nasıl tanımlanacağı konusu işgal ediyor. Çünkü, asteroiti gidip gelmek hayli masraflı bir iş bunun için en azından gitmeden önce çalışalacak olan asteroidin ekonomik olarak masrafları karşılayıp karşılamadığının bilinmesi gerekiyor.

Eğer değerlendirme başarılı olursa, bundan sonraki yapılması gereken işlem, madenlerin bu asteroitlerden çıkarılması. Bu konu hakkında çok fazla detaylı ve farklı çalışma mevcut. Materyal kazanım teknolojileri iki farklı başlık altında inceleniyor. İlki, madenlerin direkt olarak asteroit üzerinde sondaj veya farklı teknikler kullanılarak elde edilmesi, ikincisi ise asteroitin parçalanarak Dünya getirilmesi ve gerekli olan işlemlerin burada yapılması.

Uzay Madenciliği kapsamında çalışılacak olan asteroitleri arasında ekonomik değeri çok yüksek olduğu düşünülen asteroitler bulunmakta. Bunlardan en önemlisi asteroit kuşağı içinde yer alan Psyche. Psyche, 225 km çapında olup, ölmüş bir gezegenin çekirdeği olduğu sanılıyor. Psyche demir ve nikel karışımından oluşuyor yaklaşık olarak ekonomik değeri ise 700 kentilyon. Nasa bu asteroidi 2023 yılında ziyaret etmeyi planlıyor. Şimdilik bu asteroidin üzerindeki mineralleri işleyebilecek ve işledikten sonra tekrar dünyaya getirebilecek bir teknoloji yok. Nasa, 2023 yılında çıkacağı bu görevde asteroit üzerinde sadece keşif amacıyla incelemeler yapacak.

Uzay Madenciliği yapmayı planlayan ve bu alanla ilgili yasalarını yapmış ve kaynakları ayırmış olan ülkeler arasında Amerika, Japonya, İskoçya, Lüksemburg ve Birleşik Arap Emirlikleri bulunuyor. Umarım yakın zamanda, ülkemizde de bu alandaki çalışmaların yavaş yavaş başladığını görebiliriz.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/network-3537401_1920.jpg
teknomatik

İnsan teknolojiyi, teknoloji de insanı şekillendirir...

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/network-3537401_1920.jpgteknomatik senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰