Yırtarım Dağları Engellere Sığmam Taşarım

05/01/20203 dakikalık okuma





Doğumla başlayıp ölüme giden bir diğer deyişle yoklukla başlayıp sonsuzluğa ulaşan yol öyle bir çeşitlilik arz eder ki insanoğlu için; nutuklar tutulur, gözler yuvalarında fırlar bu kreatif döngü, bu sonsuz varyasyonlar silsileler karşısında. Bazı bireyler düz yolda tökezlerken bazıları en büyük barikatları atlar, dağları deler, tüm benliğiyle mücadele eder. Bazıları kolay soru kitapçığının denk gelmesini kendi fevkaladeliğine yorarak şımarmakla meşgul, kendini alkışlatırken; bazıları kocaman bir kalp ve çelik bir irade ile sessizce sahne arkasında gerçek kahramanlık hikayeleri yazmaktadır; mutlak adaletin sıcak gölgesi altında.



Bugün o sessiz kahramanlara değineceğim, onları alkışlayacağım.



Yattığı Yerden Tarih Yazan Adam:



Ali Bey, 37 yaşında, 13 yıl önce geçirdiği kaza sebebiyle 13 senedir omurilik felçlisi olarak hayatını nidame ettiriyor. Nefes alabilmek için bir makineden yardım alıyor. Yemek, içmek ve diğer bazı temel fonksiyonları gerçekleştirebilmek için çevresindeki havarilerden destek alıyor. Kendisi bir teknoloji aşığı, ‘Voice recognition (ses tanıma sistemleri)’ uzmanı ve muhtemelen Siri’yi dünyada en iyi kullananlardan biri. PC Hardware sistemlerine oldukça hakim ve 40bin takipçisi olan bir Youtube kanalının sahibi. Aktif bir içerik üreticisi olan Ali Bey, yukarıda saydığım spesifikasyonlarda sürekli yayın yapıyor. Kanal bununla da sınırlı değil, sağlık sorunundan dolayı yaşadıklarını da samimi bir şekilde zaman zaman dile getiriyor Ali Bey. Yattığı yerden bu kadar üretken olabilen, engelli engelsiz herkese ilham olabilecek bir duruş ve karakter sergiliyor.

















Parmağının Ucuna Dünyaları Sığdıran Kadın:



Rukiye Hanım , 38 yaşında, 3 aylıkken geçirdiği havale sonucu vücudunun yüzde 98’ini kullanamıyor. Yüzde 2’lik kısımda kalan işaret parmağıyla 128 sayfalık bir kitap yazdı. Yıllarca, gece gündüz demeden işaret parmağını milyonlarca kez klavye üzerinde gezdirerek ‘Kanadı Kırık Meleğin Kanadına Takılanlar’ kitabını bitirdi. Yüzde yüzlük fos bedenlerin hiçbir içerik üretmeden göçüp gittiği bu diyara güzel bir eser bıraktı. Yüzde 2 ile sonsuzluğun kapısını araladı Rukiye Hanım.



















Kasları Kayboldukça Kendisi Yücelen Çocuk:



Mustafa henüz çocuk, Duchenne muskuler distrofi hastası. Genetik bir bozukluktan dolayı kasları eriyor, tekerlekli sandalyeye bağlı şimdilik. Kollarını kullanmakta zorlanıyor, solunum konusunda da sorun yaşıyor, buna bağlı olarak ses sorunları da var. Ama o sesinin çıktığı kadarıyla 58bin aboneli bir Youtube kanalı üretiyor. Kendisi bir koleksiyoner, ünlü karakterlerin oyuncaklarının kutu açılımını yapıyor. Sıkı bir sinema eleştirmeni ve entertainment üreticisi. Sağlıklı çocukların Recep İvedik hayranı olduğu yaşta o Joker’in parodisini yapabilecek bir entelektüel altyapıya sahip. Ses ile içerik üretilen Youtube gibi bir platformda hastalığından dolayı sesi çıkmamasına rağmen cesurca içerik üreten, hem de sesi çıkanlardan daha güzel içerik üreten bir çocuk Mustafa. O da alkışlanan kahramanlardan bir tanesi.



















Yerli ve Milli Augustone Odone:



Remzi Bey, serebral palsi (CP) hastalığından muzdarip Yusuf’un babası. Yusuf, anne karnında gelişen anormal beyin gelişme sebebiyle bu hastalıkla doğmuş. Dünyalar tatlısı bir çocuk. Remzi Bey, Mustafa’nın doğumundan şu andaki yaşına kadar CP sebebiyle yaşadığı zorlukları, uygun tedavi yöntemlerini ve uygulamaları Youtube kanalı vasıtasıyla insanlığın faydasına sunuyor. Bu konuda ihtisas yapmış doktorlara taş çıkartacak derecede kaliteli bir içerik sunuyor ve benzer durumda ailelerin imdadına bir iyilik meleği gibi yetişiyor. Sevginin gücüne yaptığı atıflar, sebat ve azim konusunda gösterdiği motivasyonu benim aklıma direk daha önce kendisine atıf yaptığım Augoste Odone’yi getirdi (bkz. Lorenzo’nun Yağı). Remzi Bey, babalara rol model olurken, Yusuf tatlılığıyla yürekleri ısıtıyor.

















Tek farkları zor imtihanları önden yaşayan ve bundan alnının akıyla çıkan milyonların arasından birkaç örneği size sunmaya çalıştım. İnsanın kendi çalışmasından başkasının olmadığı (53/39) şu hayatta bu öğretmenlerden ve çevrelerinde kutsal havarilerden alınacak çok ders vardır.





Onların yeryüzünün şükür elçileri ve hatırlatıcılarıdır. Hepsini saygıyla selamlıyorum.







https://bylge-images.s3.amazonaws.com/werther.pngacılı werther senin desteğini bekliyor.
İçerik paylaşarak para kazanmanın kolay yolu 💰