Zen Felsefesi Nedir?

https://bylge-images.s3.amazonaws.com/anadolu.jpeg
Anadolu

Çalışmak, geçerliliğini kaybetmeyen tek felsefedir...Çalışmak özgürleştirir.

21st June 2020

Zen ne anlama gelir?

Zen kelimesi,Çince "Ch'an" kelimesinin Japonca telaffuz edilişidir, Türkçe'mizde "meditasyon" anlamına gelir. Sekizini yüzyılda "Ch'an" olarak Japoncaya geçen bu kelime daha sonra "Zen" olarak yerleşmiş ve bu anlamıyla doğudan batıya geçişini yapmıştır.





Zen Nedir?

Zen, dini inanç sistemi değil hayat felsefesi ve yaşayış biçimidir. Çoğunlukla Zen olarak bilinse de Zen Budizmi demek daha doğrudur. Ancak, Budizm'in aksine Zen, çoğu inanç sisteminde olan dogmatik düşünceler üzerine inşa edilmemiştir. Bu kısmı açmam gerekirse Zen'in kendine ait bir yazılı metinleri ve ritüelleri mevcut değildir. Zen'i tanımak ve bu felsefesi hayatına geçirmek isteyen insanların bunu kendi tecrübelerine dayanarak bulmaları ve içsel olarak doğrulamaları gerekir. Bu felsefe takip edilmesi gereken yazılı metinlere sahip olmadığı için bilgiler ve düşünceler mürşitten müride yüz yüze aktarılır. Bu aktarım yazılı metinlere bağlı kalarak değil elden ele ve samimi eğitimlerle verilir. Zen'in aktarımı sekizinci yüzyıldan beri böyle ola gelmiştir.



Zen'in kendine ait yazılı metinleri olmasa da bu Budizm'in kaynaklarını inkar ettiği anlamı taşımaz. Zen, kendine göre çıkarımlarda bulunup Budizm'in doğru olduğu yazılı kaynakların doğruluğuna inanmışlardır. Bu inanç Budizm'in kaynaklarını direkt olarak kabul etme değildir, sizde takdir edersiniz ki böyle bir kabul ediş olsaydı, Zen yerine sadece bu felsefeye Budizm demek doğru olurdu. Zen, Budizm'in elindeki yazılı kaynakların bazı noktalarını doğru bulmuş, bu yüzyıllar boyunca bu kaynaklardan beslenerek kendi yazılı kaynaklarını oluşturmuştur. Bu paragraf bir önceki paragrafa çelişiyor gibi görünse de aslında aynı düzlemdedir. Metinler bu yaşayış biçimine kendini adamış insanları bir kalıp içinde tutmak gibi görev icra etmezler. Yazılı kaynaklar sayesinde sonradan gelen nesiller, atalarının tavsiye niteliğindeki yaşayışlarını örnek alıp ruhun derinliklerinde bunu tecrübe etmeye çalışırlar.



Ellerindeki bu yazılı metinleri kutsal kitaplar gibi düşünmemek gerekir. Bu metinler oluşurken sadece Budizm 'in kaynaklarını kullanmamışlar bunun yanında Taoizm, Konfüçyüsçülük, Çin Şiiri ve Çin halk kültüründeki bazı düşüncelerine bu metinlerde yer vermişlerdir.Bunlar, yazım dili itibariyle çok alışkın olmadığımız bir sokak ağzı ile yazılmıştır ve daha çok Zen felsefesinin üstadlarının menkıbeleriyle süslenmiştir. Bu metinler içinde Buda'nın ismi neredeyse yok denecek kadar azdır. Buradan yola çıkarak Zen'i Budizm'in bir kolu olarak görmenin çok zor olduğu açıktır.





Zen'in kurucusu Badhidharma'nın bu felsefeyi anlatırken kullanmış olduğu dört cümle aslında Zen'in temel olarak hangi sütunlar üzerinde oluştuğunu yeterince açıklar. Zen'in ruhunu açıklayan bu dört cümle şöyledir;



  1. Yazılı kaynaklara bağlı kalmadan özel bir iletişim.
  2. Kelimeler ve harflerden bağımsızlık.
  3. Direkt olarak insan zihniyle meşgul olma.
  4. Kişinin kendi doğasını görmesi ve nihayetinde Budalığa ulaşma.



Doğuda şartlandırılmış ve belirli sınırları sahip olan Taozim ve Konfüçyüsçülük'den sıkılan insanlar Zen'in bir kaçış olarak görmüşler bu yüzden giderek artan şekilde Zen'i benimsemeye başlamışlardır. Başta Çin olmak üzere hızlı artan bu toplu devinim Zen'in son yüzyılda Batı'ya sıçramasına neden olmuştur. Lakin, her yer değiştirmesinde insanlar tarafından farklı algılanmış, bu sebeple uygulanış biçiminde de değişiklikler olmuştur.



Zen'in temel karakteristik özelliği sürekli bir meditasyon halidir. Bu felsefeyi kendine şiar edinmiş insanlar günün erken saatlerinde güne sadece oturarak başlar. Bu şekilde insanın diğer bu etkilerden arınıp kendi kendisiyle kalması, bu süre içinde bedenini ve ruhunu ayrımını öğrenmesini sağlamaktır. Meditasyonda oturma duruma Zazen adı verilir. Zen Budistlerine göre bu Zen 'in yapılması gereken en önemli pratiğidir. Zen birlikteliği dışlamasa da tamamen de kabul etmez. Her bireyin kendi başına basit olarak yapacağı ve kendi kendine yetebilmesi önemli noktalarından biridir.





Sonuç olarak, Zen Budizmi ruhları ve kalpleri arındırarak dünyayla sürekli bir iletişim halinde edinmeyi amaçlar. Bunu yapabilmek için her Zen Keşişi farklı dönemlerde farklı uygulamalarla bunu başarmaya çalışmıştır, kimi zaman fakir insanlara yardım etme, kimi zaman sadece oturma ve kimi zamanda birlikte hareket etme. Zen felsefesinin merkezi insanların acıların yok ederek, mutlu ve huzurlu şekilde yaşamalarını sağlamaktır.



https://bylge-images.s3.amazonaws.com/anadolu.jpegAnadolu senin desteğini bekliyor.
Bylge: Makale yazarak para kazanmanın kolay yolu 💰